Antalya’da da artık turizm son günlerini yaşıyor, sahiller yabancı turistlere kaldı.
Çok da iyi bir sezon mu geçirdik ! Koskocaman ‘Hayır’
Antalya’nın turizmdeki en büyük pazarı Almanya ve Rusya’dır.
Bu iki büyük pazardan birisinde yavaşlama olursa turizme yansımaları nasıl olur ? Buna kafa yoruldu mu ! Turizm birlikleri kendi içinde mutlaka bir değerlendirme yaptı. Bir eylem planı oluşturmuş olabilirler mi ? Buna ne ‘evet’ ne de ‘hayır’ yanıtı veremiyorum.
Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrası bu ülkeden Antalya’ya gelen tatilci sayısı düşerken, turizmci ne yaptı ?
Anlatayım sizlere…
Toplantı üstüne toplantı yaptılar, sektör temsilcileri de turizmcinin isteklerini bakanlığa iletti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı kendi üzerine düşen görevi yaparken turizmci ne yaptı biliyor musunuz. Talepleri bitmek bilmedi, şunu yaptılar yerli turist için kampanyalar düzenlediler. Gecelik konaklama fiyatlarını düşürdüler de üç beş kuruş biraz birikimi olanlar, paşalar gibi tatil yapabildi.
Turizmci devletten çok istemek yerine birazda elini taşın altına sokması gerekir. Yurt dışı fuarlarda turizm birlikleri boy göstermenin yanında otelci de kendi tanıtımı yapabilmelidir. Antalya’da kaç otel yurt dışındaki fuarlara katılarak stantlar açtı. Bir elin parmak sayısını geçebilir mi ?
Turizmci otelini tanıtırken, Antalya’nın da tanıtımı en güzel şekilde yapabilmeli.
Bugün Rusya pazarı çöktü, yarın Almanya pazarının çökemeyeceğini kim söyleyebilir. Alman ekonomisi hiç de iyi değil, işsizlik her geçen gün katlanarak büyürken, ekonomik büyümeleri keza neredeyse yerinde sayıyor. Sürekli cepten yiyen bir ülke.
Antalya’ya fazla ilgi göstermeyen diğer pazarlar araştırılmış mıdır ? Örneğin İngiltere, İngilizler neden çok Ege’yi tercih ediyor!
Mutlak suretle Antalya üçüncü büyük pazar yaratmalıdır.
Daha çok tanıtım daha çok tanıtım…