Parti genel merkezinde yapılan toplantıdan çıkan sonuca göre Devrim Kök’ün CHP Antalya İl Başkanlığı görevinde kalması gibi bir lüksü olmadığı ortaya çıktı.
Genel Merkez her ne kadar da, “Bizim desteklediğimiz il başkanımız” dese de ortada kaybedilen bir Büyükşehir Belediyesi ve yapılan hatalar zinciri var.
30 Mart öncesinde aday belirlemede yapılan hatalar birbiri ardına hem de hiç ara vermeden ve gaf üstüne gaf açıklamalarıyla seçime gidildi.
Bilerek ve ben merkeziyetçi anlayışı ile Antalya CHP maalesef bitik bir duruma gelmiştir. Özellikle aday adaylık sürecinde sokağa çıkmış onca işadamı, partili, partinin derin büyükleri, emeği geçen sosyal demokratların hepsi bir bir kenara itildi.
Devrim Kök’ün yaptığı tutarsız açıklamaları, “Şöyleydi, böyleydi, yok olacaktı, yok ön seçimdi, yok A adayımız, olmadı B adayımız”…
Böyle bir tutarsızlık ve başıboşluluk olur mu? Aday adayları bile desteklerini çekti partiden.
Dalga geçildiğini düşündüler haliyle. Seçimlere 1 ay kalmış hala daha adayı belirleyememiş bir parti. Böyle bir il yönetimi, böyle bir zihniyet 30 Mart sonrasında Akaydın’ın dolduruşu ile parti binasında açıklama yapmaya çalışmalar, kapıda bekleyen partililerin tartaklanması, yok sandıkların yeniden saydırılması için AHİM’e gitme beyanatları…
Tüm bunlar bitmişliğin ve tükenmişliğin fotoğrafı olmuştur.
Devrim Kök yıllardır savunduğu particilik anlayışında sahip olduğu il başkanlığı görevini başarısızlıkla tamamlamıştır. Yetersiz ve güçsüz kalmıştır. Zor günlerde dar alanda kısa paslaşmalar yaparak seçmen, aday adayları, yöneticiler ve parti üyeleri oyalanmıştır. Yani bu taktiğin faturası CHP’ye ağır olmuştur.
AK Parti’nin Antalya’daki yükselişi CHP’nin bu tutarsızlığı ve Akaydın’ın saldırgan yapısından ziyade, hizmet beklenildiği gibi Akaydın döneminde gelmeyişi ve Menderes Türel’in 5 yıl önce neler yaptığı ve bundan sonra neler yapabileceğinin sonucu olarak seçimi kazanmıştır. Antalya hizmet beklemektedir. Turist alternatif göreceler beklemektedir. Antalyalılar turizmdeki zenginliğin şehrin tüm ilçe ve esnafına yansımasını beklemektedir. Alt geçitler, üst geçitler yeni yollar, çevre yolu, tramvayın mesafesinin uzatılarak başka alanlara yönlendirilmesi. Tüm bunlar bekleniyor.
Oysa Antalya CHP bala parmağını batıranın yük tutmaya çalıştığı anlayışta kendi içlerindeki hesaplaşma, kapışmanın ağır faturasıyla karşılaşmıştır.
Antalyalı artık baba yadigarı partiydi, yok elini tuttuydum, yok şapkasına dokunduydum anlayışını bırakmış hizmetin kim tarafından verileceğine odaklanmıştır.
İşte AK Parti’nin Antalya’da seçimi kazanmasının ve her türlü karalama ve yalan, hakaret dolu yayınlara rağmen AK Parti kadroları ve Menderes Türel büyük bir zafer kazanmıştır.
Şimdi de Sol Cephe diye oluşum ortaya çıktı.
Yani Sol’un kendi içindeki bölünmesi ve fraksiyonlaşması 80 öncesi nasılsa bugün de aynı anlayışta devam ediyor.
Amacı aynı olup da bu kadar kendi içinde bölünen ve muhalefette kalan başka bir parti var mıdır acaba Türk Siyaset yaşamında.
Ne Turgut Özal’lı ANAP, Ne DYP’li Süleyman Demirel, Ne de AK Parti’li Tayyip Erdoğan’ın genel başkanı olduğu dönemlerde böyle bir şey olmamıştır.
Tek hedef vardı o da ülkeye hizmet edebilmek, barajlar, yollar, enerji, madenler…
İşte CHP neden hep muhalefette kaldığını şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Hizmet vermeyi unutup particilik yapan anlayış daha çok muhalefet kimliğinde Türk Siyaset yaşamında varlığını sürdürmeye çalışacak.
Günün birinde bu CHP zihniyeti daha önce olduğu gibi yeniden meclise giremezse kimse de çok şaşırmaz.