Ülkemiz siyasetinde yaşanan gelişmeler, köklü reform hareketleri olarak sayabileceğimiz değişiklikler, yerel yönetim şekillerinin değişikliklerini de beraberinde getirdi.
Yasa yürürlüğe gireli 3 ayı geçti. Kapatılan belde belediyeler, İl Özel İdaresi’nin taşınır-taşınmaz mülklerinin devri, çalışan personelinin nerelerde istihdam edilecekleriyle ilgili olarak bilgilendirme yapılacaktır.
Bütünşehir Yasası ile birlikte Antalya’da neler olacak hep birlikte göreceğiz. Daha başarılı bir hizmet olacaktır.
Yıllardır, nüfusu oranından İl Bank’tan verilen ödeneği işçi maaşlarına yetmeyen belde belediyelerin bir çoğu proje üretemedi, sürekli borçlanarak devletin üstünde bir kambur olarak kaldı.
Kamburun kısa zaman diliminde devletin sırtından kaldırılmasına ihtimal vermiyorum. Bugün nüfusu 3 bini bulmayan en küçük bir kasaba belediyesinin bile borcu 10 milyon liranın üzerindedir.
Mülkündeki hurdaya çıkması gereken kamyonunu, kepçesini, hizmet binasını satışa çıkarsanız borcu ödemeye yetmez.
Kamuya da özel şahıslara da yapılan iş karşılığı borç vardır.
İlçe belediyeler, devir olan bu borçlarla nasıl vatandaşa hizmet edecek.
Yerel yönetim uzmanı birisi değil fakat, iktisat eğitimi almış birisi olarak şunu söyleyebilirim. Borcun kısa vadede ödenmesinin en iyi yolu taşınmaz mülklerin satışıdır.
İlçe belediyeler, kendisine bağlanan belde belediyelerin taşınmaz hisseli mülklerini encümenleri vasıtasıyla 2886 sayılı devlet ihale kanununa göre satışa çıkartabilirler. Hissesiz mülklerin satışını ise belediye meclislerine taşıyarak karar alabilirler.
Kambur ortadan kalktıktan sonra daha rahat proje üretilebilecektir.
Yağmur altında minibüs bekleyen vatandaşın bir durağı, kıraathanelerde okey, tavla başında zamanlarını harcayan başta bölge gençliği olmak üzere onların spor yapabilecekleri salonlar, kültür faaliyetleri için merkezler rahatlıkla yapılabilecektir.
Bütünşehir Yasası hepimize güzellikler getirecektir.