Velasıl dört bir yanımız düşman zihniyet ve anlayışta politika ile dost dediğimiz ancak bizim dost olmadığını bildiğimiz ülkelerle dolu.
Bir dönem turizmde Rus Baharının fırsatlarını turizm destinasyonu içinde bulunan yatırımlar iyi bir dönem geçirdi. Bu tam 15 yıl sürdü.
Unutmamız gereken ancak Akan Suyun Berraklığı ile yakındığımız ve suyun hep aynı desibel ile akıp bizi böyle temiz bırakacağını sandığımız günler geride kaldı.
Suyun kaynağı olarak gördüğümüz Rus Turizmi bizim ilk göz ağrımız ülkeleri unutturduğu bal gibi anlaşılmıştır. Almanya, Fransa, İtalya İskandinavya ülkeleri, Uzak Doğu ülkeleri ve diğer Avrupa ülkeleri.
Şimdi yapmamız gereken, bir ülkeye bağımlı bir turizm destinasyonu sürmememiz gerektiğidir. Dört bir yanımızda art niyetli dost gibi görünüp sırtımızdan vuranlara karşı da ülke politikası olarak sağır sultanı oynamamız da elbette mümkün değildir.
Sınırlarımızı korumak, uçan, sızan ve kaçanları da takip ederek gereğinin yapılması bunun devamında angajmanların uygulanması her daim mümkünatı olan durumlardır.
Turizm ile yatıp kalkan özellikle turizm bölgeleri ve Antalya’nın başı çektiği turizm destinasyonu ve yatırımların da artık yeni rotaların ve hedeflerin belirlenmesi, çizilmesi ve B hatta C planlarının hazır olması gerektiği açıkça ortaya çıkmıştır.
Bu yüzdendir ki Rusya Turizminde yaşadığımızı bir başka ülke ile yaşamamız da mümkün konulardır. Bu yıl özellikle Berlin Fuarı olmak üzere çeşitli Avrupa’daki fuarlara katılım geçtiğimiz yıllara oranla oldukça çok yüksek oldu.
Bu da yeni plan ve rotaların çizilmesinin kaçınılmazlığı ve Rus Turizminin bizde yaptığı tecrübeden kaynaklanmıştır.