Yaklaşan genel seçim nedeniyle siyasi içerikli resim ve yazı alıntılarının sosyal paylaşım ağlarında paylaşılmakta olduğunu görüyoruz.
Elbette düşünceler önemlidir, bunları anlıyorum ama gerek resimler gerekse alıntı yazılar olarak olsun farklı düşüncelerin ortaya koyulmasını çok önemseyenlerdenim ancak kişilerin adeta kendi düşüncelerini hiç de hesaba katmadan sadece beğendiği her şeyi kabullenerek paylaşma isteğini benimsemiyorum.
Bu gün elimizde modern dünyanın da çokça kullandığı önemli bir kitle iletişim aracı olan sosyal paylaşım siteleri bulunmakta.
Bunu biran önce siyasete alet etme anlayışından kurtararak sosyal çalışma alanları olarak kullanabilmeyi hayata geçirebilirsek eğer toplum olarak çok daha faydalı konulara girerek hem eğitim ve de hem de iyi örneklerin yayılması bakımından gerekli görüyorum.
Antalya, geçtiğimiz Cuma günü şiddetli yağan yağmur ve fırtınayı yaşadı.
Telefonlarla çekilen video ve fotoğraflarda anında canlı yayın sözünü ettiğim bu sosyal paylaşım sitelerine atıldı.
Yorumları sizler gibi ben de takip ettim. Meteoroloji Genel Müdürlüğü günler öncesinden Antalya için çok şiddetli fırtına uyarısı yaptığı, devletin tüm kurumlarının gerekli önlem ve tedbirlerini alarak kriz masası oluşturduğu bilindiği halde, köprü altında, cadde ve sokaklardaki su birikintisi ve taşkınlarda bir belediyeyi suçlu göstermek siyaset değil de nedir. Görüntülerin altına hakaretlere varan yorumlarda bulunmalarının nedeni de siyasi ihtirastır.
Metrekareye 200 kilograma yakın bir yağış düşmüş, Antalya güçlü altyapısıyla çok büyük bir felaketi yaşamamıştır.
Kentin sorunlu olan bölgelerinde de çalışmaların yapıldığını biliyorum. Kent merkezinde ne gibi eksiklikler vardır, ilgililer de herhalde notlarını almıştır. Biliyorum ki bir çok sokakta asfalt kodu ya alçak ya da yüksektir ki yağmur suyu rögar kapakları da kapatmıştır.
Manavgat’ta yaşandığı gibi belediye yola asfalt dökmüş tüm kapaklar tıkanmış, dikkatsizlik kapaklar görülememiş olmamış.
Yeni hafta hepimize güzellikler getirsin.