Devrim Arabalarının başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmeyen durumdur. Hani Cumhurbaşkanımız kendi mühendis ve malzemelerimizden ürettiği Devrim Otomobilin deneme sürüşü için arka koltuğa oturduğunda iki metre sonra yakıtsızlıktan istop etmesi bir dönemi kapatmış ve bir daha adı dahi ağza alınmamak üzere üzeri kapatılmıştı.
Bu projenin üzerine ölü toprağı örtülmesi hoşgörüsüzlük mü?
Yoksa bir işi becerememiş olmak mıydı?
Ne olursa olsun Devrim bir devrin ve çağın açılmasını sağlayacak çalışmaydı. Ancak olmadı. Yıllardır içimizde kanayan yara olan Devrim sonun da ülkemizde yeniden yürüyüşe geçti. Düşünceler paylaşıldı, fikirler öne sürüldü, şekli, şemali çizildi, eksikler giderildi, lastikler ve direksiyon, kaporta yerine oturtuldu ve yıllarca süren uğraş sonunda deneme amaçlı olsa da tamamen Türk mühendislerinin becerisi ve yerli malzemelerinden yapılmış ülkemizin yerli otomobili üretildi.
Prototip üretilen yerli otomobilimiz 2016’da sayısı 20’ye çıkacak ve 2019 yılında ise artık seri üretime geçecek Avrupa’ya ve Dünyaya ihracatı başlayacak.
Yıllarca elin memleketlerinde üretilmiş arabalar ile ihtiyacımızı giderdik.
Rus’un Lada’sı bile ülkemiz yollarında yer aldı.
“Curlop Curlop” dediğimiz en ucuz ithal model üretimler bütçemize uygun diye mecburiyetten tercih edildi.
Sonrası malum. Kapı kolu düşmüş, egzozu yerlere değen, kaportası eğri büğrü olmaya başlamış bir araç…
Prototip olarak üretilen ve çok özel çekimler yapılmadan sosyal medyada paylaşılmış olan yerli otomobilimizin görüntüsü, gidişi, iç dizaynı çok da teferruatlı sunulmamış olmasına karşılık hepimizi heyecanlandırdığını düşünüyorum.
Bir yiğit aranıyordu işte Yiğitler Otağı ülkemiz de o yiğitler çıktı meydana, yaptı yapacağını…
Hayırlı olsun, Allah bu milletin aklına, yüreğine, bileğine zeval vermesin…