Teknoloji, bilim, iletişim ve hele hele büyüyen çoğalan nüfus ile birlikte şehirlerin yapısı her geçen gün değişmekte. Çağa ve yeniliğe yenik düşen değerler bir bir aramızdan ayrılıyor. Bu yapıların başında gelen çocukluğumuzun hafta sonu heyecanı Antalyaspor’un maçlarının oynandığı Atatürk Stadı olmuştur.
Babamın çok küçük yaşlarda bu heyecanın ve renklerin peşinde karşılaşmaları, golleri, coşkuyu izlememiz adeta tutkuya dönüştü bizlerde. Her hafta Antalyaspor maçını artık bekler olduğumuz günler haftalar. Babamın karşılaşmalara götüremediği zaman Deynekçi diye tabir ettiğimiz stat duvarlarında bekleyen ağabeylerin önünden duvara tırmanışımız, ve stadın içine kendimizi sakatlarcasına atlayışımız unutulacak gibi değil.
Kimi zaman da büyüklerin yanında 1 çocuk ile girilmesine izin verilir maça girecek olan ağabeyleri takip ederdik gişelerin önünde.
Böylesine büyük bir heyecanın içinden bugünlere geldik. Büyükşehir Belediyesi’nin Antalya’nın önünü açtığı bir çok proje arasında bu duyguları yaşadığımız stadımız üzerinde de çağa uygun mükemmel bir projesine tanıklık edeceğiz. Bu aslında yıkılan bir silüet değil, Anılarımızın yine taze kalmasını sağlayacak küçük bir dokunuş olacaktır. Stadın açık tribün bölümü yine ayakta kalacak. Yine o taş basamaklara oturup geçmişi, yaşadıklarımızı ve ilk heyecanlarımızı gözlerimizin önünden geçireceğiz. Yenilenen yeniliğe daima kucak açmış Antalya’nın gurur projesi tüm bu hüzün sağanağında yine yüzümüzü güldüren ve mutlu edecek çalışmalar olacaktır.