15 Temmuz 2016 tarihi her yeni bir yılda çok özel anma ve hatırlanma programları ile bu iğrenç saldırının detayları hatırlanacaktır.
Bir gecede yok edilmek istenilen bir Millet, 1 gece de nasıl ve yeniden doğuşunu gerçekleşmesini bunu yapanların yüzüne tokat gibi indirmiştir. Bu kalkışıma kalkanlar sanırım Holywood filmlerini ya fazla izlemiş, ya da iyi izleyememiş.
Milletin ortak iradesini hiçe sayarak ağır silahları ile yola koyulanlar lağım çukurlarından toplanmaya devam ediyor. İnlerine kadar girilecek denilen ve fare gibi saklanıyorlar açıklaması çok yeni açıklamalar olurken söylenenlerin aynısını bir bir yaşamakta ve görmekteyiz.
Evet fare gibiler ve inlerine girilip tek tek bulunuyor, toplanıyor, hesabı soruluyor. Millet bunun hesabını acımadan sorulmasını istiyor. Çünkü sıkılan her bir kurşun nasıl ki kaybettiklerimizin canını yakmış, yıkmışsa bunun acısı da ancak hesap görülmesi duygusu hafifletecektir.
Bizim sabrımızı sınamaya çalışan ülkeler sanırım boylarının ölçüsünü almıştır. Bu diriliş destanımızın yankısı hala devam etmekte. Hakir gören, destek veren, hiç oralı olmayıp kafasını kuma sokarak açıklamada bulunan ülke ve siyasetçileri de üzülerek gördük.
Büyük Türkiye, Büyük Türk Milleti toprak, vatan, bayrak, ihanet ve hainlik konularıyla ülkeye zarar vermek isteyenlere karşı yeri ve zamanı geldiğinde nasıl tek vücut olabildiği yedi düvele gösterilmiştir.
Çok iyi bir şekilde yol alan ülke ekonomisini baltalamak isteyen hainler darbe kalkışımı öncesi Türk Lirasına ihanet ederek dövize çevirdikleri paraların kirinde boğulmuştur. Arsızlar, hırsızlar, kalpazanlar !.. İşte 1980 12 Eylül darbesi’nde de anlayış aynıydı. İletişim ve teknoloji sayesinde bunların hepsine tanıklık ettik. Gerçekleri canlı canlı gördük. 1980 darbesinde de bu zihniyet aynısını yapmadığını kim söyleyebilir ?
Her bir komutan ve o işe kalkışan o takımın içinde bulunan herkes iki kat zengin oldu, parasına para kattı en iyi yerlere yerleştirildi. Ve yıllarca bu darbe’nin kendilerinde yarattığı bolluk ve bereketle yıllarca rahat yaşam sürdüler.
Çok şükür ki artık her şey tüm çıplaklığı ile görülmüştür. Asker kışlada kalacak, vatan savunacak, Polisimiz iç huzurumuzu koruyacak, hükümetler de kalkınmanın anahtarı tüm şifreleri çözüp vatandaşına huzurlu ve mutlu bir yaşam sunacak.
Vatandaşın istediği ve beklediği artık budur.