Geçtiğimiz yıl 13 milyon yabancı misafiri ağırlayan Antalya turizmin başkenti oluşunun keyfini çıkarıyor. Çok çeşitlenen turizm sektöründe artık Antalya ismi dünyada bir marka şehir olmuştur. Yurtdışından ve yurtiçinde Antalya’nın bir marka şehir olduğu her kesimde kabul edilmiş bir somut gerçek olarak yerini almıştır.
Markamızın değeri çok büyüktür. Yüce Rabimiz’in bizlere bahşetmiş olduğu inanılmaz bir coğrafyaya sahibiz. Bırakınız bir şehri birçok ülkenin sahip olamadığı 645 km lik bir kıyıya sahibiz. Hiç şüphesiz ki dünyanın en güzel ve en temiz denizlerine sahibiz. Yüce Rabbimize binlerce şükrediyoruz.
Bundan sonra artık bir bu şehirde yaşayan ve kendini Antalyalı olarak hisseden herkese çok önemli görevler düşmektedir.
Hepimiz bu muhteşem doğayı korumaya kollamaya ve gelecek nesillere en güzel şekilde taşımaya zorunluyuz. Çevrenin denizlerin suların göllerin kısacası Antalya’nın her cm karesini korumak ve kollamak hepimizin başlıca görevi olmalıdır.
Turizm ülkemizin petrolüdür, en önemli geçim kaynağıdır, işsize iş, aşsıza aş demektir.
Turizm yaklaşık olarak 50 kadar sektörü tetiklemektedir.
En kolay olarak istihdam artısı sağlanabilecek sektör turizmdir. Kışın otellerimizin hatırı sayılır bir miktarı maalesef kapanmaktadır. Sadece yazlık tatil turizm yapılabilecekler hariç bu otellerin büyük bir bölümü alternatif turizmde kapasite artısı sağlanabilirse kapılarını kapatmak zoruna kalmayacaklardır.
Serik, Belek ve Kundu bölgelerimizde ki otellerin zaten büyük bir bölümü golf ve futbol turizmi sayesinde açık kalmaktadırlar.
Kongrelerin başkenti Antalya olmuştur. Yapılan ve yapılmakta olan büyük kongre merkezleri ile büyük çapta kongrelerin Antalya ya çekilmesi hiçte zor olmayacaktır.
2016 Mart ayında başlayacak ve 6 ayda yaklaşık 8 milyon ziyaretçinin beklendiği Expo zaten başlı başına bir olaydır.
Menderes Türel’in dümene geçmesi ile trafikte çevre yollarında, Expo’ ya kadar gidecek hafif raylı sistemde projeler art arda gelmektedir.
Balbey projesinde artık kamayı vuracak duruma gelmek üzereyiz.
Kundu da yapılması planlanan Yeni Kruvaziyer Limanı ve Marinamızın proje çalışmaları son hızla devem etmektedir.
Boğa çayı projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam etmektedir.
Bütün bu çalışmaların yanı sıra bence bir konuda eksik kaldığımızı düşünmekteyim.
oda havayolu taşımacılığı…
Thy elinden gelen bütün gayreti ile havayolu taşımacılığında artık dünyanın en büyük havayolları arasına girmiştir. Antalya dan özellikle kış aylarında belli başlı merkezlere tarifeli sefer koymak zorundadır.
Bugün Londra dan golf için gelecek misafirlerimizin birçoğu charter uçakları gelmek durumunda kalmaktadırlar.
Ekonomik durumları üst düzeyde olan bu misafirlerimiz tahmin ediyorum ki tarifeli uçak seferleri olsa mutlaka o yolu seçeceklerdir.
Sözün kısası ANTALYA HAVAYOLARI mutlak kurulmalıdır.
Bu hayalimi Menderes Türel başkan seçildikten sonra Nisan ayında kurmaya başladım.
Sadece kendi çevremde dillendiği için pek talep görmedi.
Artık Antalyalı turizmci, otelci, tedarikçi, esnaf odaları, borsa, ticaret odası öncülüğünde tabi ki Büyükşehir Belediyesinin de katkıları ile Antalya lı iş adamlarımız Antalya Havayollarını kurmak zorundadır.
Turizm hepimizin bildiği üzere uçak demektir. Tur operatörlerinin olmazsa olmazı uçak şirketleridir.
Ülkemize gelen yolcuların kesin rakam bilmiyoruz ama yüzde 70-80 i belki de daha fazlası yabancı bayraklı uçaklar tarafından taşınmaktadır.
Ne kadar uçak o kadar çok dolu oda demektir. Konunun hiç tartışılacak durumu yoktur. Şehrimizin ileri gelenleri artık bu konuya kafa yormak zorundadırlar.
Gerekirse Thy dan katkı ve veya ortaklık sağlanmalı, Antalya kendi göbeğinin hiç olmazsa küçük bir kısmını keser hale gelmelidir.
28 Uçak sayısına sahip olan Sky havayolları maalesef batmış ve Antalya merkezli ve gerçek bir turizmcinin yapmış olduğu bu yatırım bitmiştir.
Ne kadar acıdır ki Antalya merkezli bir hava yolu şirketimiz artık yoktur.
Turizmin başkenti Antalya, marka şehir Antalya ne yapıp yapıp kendi havayolu nu kurmalıdır.
Şehrimizde yaşayan ve kendisini Antalyalı hisseden herkesi bu hayale ortak olmaya ve destek olmaya davet ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla
Allah selamet versin.
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi....."
Orhan Veli