AKPARTİ nin 13 yıllık iktidar döneminde hemen herkesin kabul edebileceği gerçekten devrim niteliğinde işler yapıldı ülkemizde. Hiç şüphesiz ki bu nedenle Tayyip ERDOĞAN ! a gerçek bir devrimci demek hiç’te abartılı bir söylem olarak görülmemelidir,
Askeri vesayet ve yargı vesayetine karşı yapılanlar çıkarılan yasalar,yasalarda olupta uygulanmayan kuralların yeniden güncellenmesi ve çok net olarak uygulanması gerçekten devrim niteliğinde adlandırılabilecek uygulamalar olmuştur. 1960 dan itibaren ülkemize çöken asker ve onların işbirlikçileri darbeciler ,her buldukları ortamda seçilmiş iktidara darbe yaparak el koymuşlar el koymadıkları ortamlarda her türlü girişimde bulunarak tehdit işkence, fitne, fesat kumpaslar kurarak seçilmiş halkın temsilcilerine buldukları her fırsatta darbe indirmişlerdir. Burada yapılan bu yasa dışı kanunsuz darbe girişimlerini anlatacak halimiz yok. Gerçekler yüce milletimizin gözlerinin önündedir.
İşte AK Parti iktidarı ve onun Başbakanı Tayyip Erdoğan askeri vesayetin kökünü kazımış ve askerin zihninde darbe yapma hayalini bitirmiştir. Doğal olarak bitirmiştir çok iddialı bir kelime olduğunun farkındayım. Ancak bu saatten sonra gerçekten hiçbir askerin beyninde darbe yapma ile bir düşüncesi olamayacak kanısındayım. Kim derdi ki Genel Kurmay Başkanı tutuklanacak mahkemeye sevk edilecek ve yargılanacak? Kuvvet komutanları yargılanacak üst rütbeli subaylar yargı önüne çıkarılacak?
Evet bunu 2000 yılında biri söylemiş olsaydı ‘Deli’ diye beyaz gömlek üstüne giydirilirdi değil mi sevgili okurlar?
Darbeler ve darbeciler artık ülkenin gündeminden kalkmıştır diyebiliriz. Başbakanın yanında sanki Başbakan yardımcısı gibi oturan bir genelkurmay başkanından gerçekten demokrat olarak hepimizin göğsünü kabartan o bilinen fotoğrafta Genel kurmay Başkanı, bakanlar ile birlikte oturan hale gelinmiştir. Ve aslında bence o fotoğraftan gerçek demokratik bir ülke olduğumuzda Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet komutanları da olmayacaktır. Yüksek Askeri Şura saçmalığından vazgeçilecektir!.. Askeri vesayetin tamamen ortadan kalkmasının tek yolu genelkurmay Başkanının savunma Bakanına bağlı bir memur konumuna gelmesidir. O gün gerçek demokratik laik sosyal hukuk devleti olabileceğiz…
Askeri atamaların tayinlerin kısaca günlük olağan sayılabilecek işlemler Savunma Bakanı tarafından yapılacaktır. Askeri mahkemeler kaldırılmalıdır. Askeri üst mahkemeler derhal kaldırılmalıdır. Ülkemiz artık yeniden yapılanma sürecine girmiştir ve artık bunu hiçbir güç engelleyemeyecektir. Orduevleri kapatılmalı ve veya tüm halkın hizmetine sunulmalıdır. Emekli paşaların şirket yönetim kurullarında arpalık olarak çalıştırılmasının önüne mutlaka geçilmelidir,
Ülkede seçilmişler ve atanmışların yerleri mutlaka ayrı ayrı farkı olmalıdır. İktidar olmak muktedir olmayı da gerektirmektedir. İktidar muktedir olduğunu her zaman milletini göstermek ve milletine inandırmak zorundadır. Tüm bunları başaran AK Parti İkdidarı bir konuda sınıfta kalmıştır maalesef. Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman gündeme getirdiği bürokratik vesayet ülkemizin gerçek demokratik ve refh bir ülke olamamasının altında bu inanılmaz dev sorun yatmaktadır
Ülkede ki bin yıllık “memurun muhakematı” kanunu halen aslanlar gibi yürürlüktedir
Bürokrasi denilen canavar bir türlü elinde ki bu olağanüstü gücü vermemekte direnmektedir. İktidar maalesef bu konuda gerekli çalışmaları yapmakta geç kalmış ve ülke gerçeklerine çağdaş dünyaya uygun bir yapılanmaya gidememiştir. Atanmışlar nerden aldıkları bilinmeyen bir güçle seçilmişlere inanılmaz bir direnç gösteremeye devam etmektedir.
Bu arada yedek subay olarak askerlik görevimiz yaptığım TCG GEMLİK firkateyninin ikinci komutan kamarasındaki bir dörtlüğü sizlere aktarmak isterim.,
'' YÖVMİYEN BİRİFİNG
KÜLLİYEN NEŞRİYAT
HARFİYEN İTAAT
İCRAAT MAFİŞ ''
Bu söylemi ülkemizi daha doğrusu Deniz Kuvvetlerimizi ziyarete gelen bir arap Amiral gezinin sonunda söylediği bilinmektedir. Kısaca Türkçeleştirirsek, “Her gün gemide toplantı yapılır,her gün yüzlerce yazışma yapılır,asker her gördüğünde emret komutanım der ama sonuç mafiştir”…
Denizcilik sektörümüzden bir örnek vermek gerekirse bugün bir yat limanı yatırımı için en az bin tane imza gerekmektedir. Yat limanı izni bile en az 1 yılı bulmaktadır. Ülkenin artık bu kadar vakit kayıplarına tahammülü kalmamıştır. AK Parti iktidarı delinmez denilen dağları deldi, olunmaz denilen akıl almaz işleri ve projeleri hayata geçirdi, dokunulmaz denilen değerler ve dengeleri yargı önüne çıkardı, ancak kendi bünyesinde ki bürokrasi canavarını bir turlu ortadan kaldıramadı !..
Seçimler yaklaşırken 10 Şubat günü takriben 700 kadar yüksek bürokrat milletvekili adayı olabilmek için istifa etti. Başkanımız Konyalı Davutların Ahmet Hocamızın direnmesine rağmen bürokratik vesayet yine kimseyi dinlemedi ve ülkenin en yüksek derecedeki bürokratları istifa edip milletvekili olabilmek için çalışmaya başladı.
Bu konu çok ciddi biçimde tartışılmalıdır. Kendi şahsi düşüncem yüksek derecedeki bu kişilerin milletvekili olmak için bu hırslarını ve gereksiz çabalarını asla kabul etmiyorum!
Bakan olabilecek kapasitede birkaç bürokratın istifası ve milletvekili olmaları belki hoş görülebilir. Bu Ülke sizi daha nerelere getirecek ? Adam genel müdürü olmuş isim vermeyeyim daha ne olacaksın be kardeşim bu hırs nedir neden milletvekili olmaya çalışıyorsunuz ?.. Ülkeye hizmet edeceksen zaten en yüksek yerlerdesiniz. Amacınız şu mudur
-Milletvekili olayım haftada 3 gün çalışayım emekliliğim de çok rahat geçsin?..
Yazıktır günahtır. Ben bu işlerin yetkilisi olmuş olsam istifa eden bu bürokratları asla eski yerlerine bırakmam.
Milletvekili esnaf, işçi, işadamı, denizci, avukat, doktor sokakta ki yurdumun insanları olmalı. Hayatında vergi SSK, ofis kirası ödememiş işçisine maaş ödememiş deyim yerinde ise bir bakkal dükkanı dahi çalıştırmamış adamlar ülkeyi yönetmeye talip oluyorlar,
Zaten bürokrasi denilen vesayet ülkenin başında demokrasi kılcı gibi dururken bürokrat olarak yapmadıklarınızı milletvekili olarak yapmamak için mi istifa ediyorsunuz ? Bu konu hem iktidar ve muhalefet içinde geçerlidir.
Mesela birde muhalefet partilerinden aday olmak için ıstıfa edenler var ya onlara da Allah selamet versin diyorum. Adam sivil toplum kuruluşu başkanı binlerce esnafın işadamının oda başkanı muhalefet partisinden aday olmak için istifa ediyor. Hıc aklım almıyor bir türlü,
Haziran seçimleri ülkenin önünde ki bir büyük engelin aşılması için büyük bir sınav olacaktır. En azından anayasayı referanduma götürecek çoğunluğu alması beklenen AK Parti Başkanlık Sistemine geçmek için kolları sıvamıştır. Yüce milletimiz bunu karşılıksız bırakmayacaktır.
GSMH’sı 25.000 dolarlara gelmiş bir Türkiye normalleşmiş bir Türkiye daha çok insan haklarının ,daha çok demokrasinin ,daha çok özgürlüklerin olduğu bir Türkiye özlemim ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Allah selamet versin.. Sevgi ve dua ile,
kaldırımlar
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..
Necip Fazıl Kısakürek