''İzmir’in denizi kadın, kadınları deniz, sokakları ise hem deniz hem deniz kokar.''
Derler İzmirliler ya, Egenin ve İzmir in güzel kadınlarına merhaba…
Evet deniz ve kadın hakkında yüzlerce şiir, roman hikaye yazılmıştır. Şarkılar bestelenmiştir.
İzmirli Dario Moreno’nun Deniz ve Mehtap’ını, Tanju Okan’ın Kadınım şarkılarını hangimiz unutabiliriz ki!
Halen Yunanistan’ın en ünlü şarkıcısı ve benimde büyük hayranlık duyduğum sevgili Haris Alexio da İzmir doğumludur.
Denizcilik kuralları ve geleneklerince gemi üçüncü şahıs olarak ‘She’ olarak tanımlanır. Yani gemi, kadındır diyebiliriz.
İngilizce Denizcilik terimlerinde gemi hep ‘She’ olarak belirlenmiştir.
Yine geleneksel olarak gemilere kadın ismi verilir. Gemi armatörün ve veya kaptanın eşidir. Sevgilisidir sevdalısıdır denilir.
Armatör gemisine eşinin, kızının, annesinin ve veya da sevgilisinin adını verir genellikle.
Hemen aklıma gelen bir anekdot’u sizlerle paylaşmak isterim. Yeni bir yat alan arkadaşımın daveti üzerine teknesine hayırlı olsuna gittim. Eşi de arkadaşım olur. Sohbet esnasında bu konu açılınca ben geminin adının ne anlama geldiğini sorunca eşi benim çok sevdiğim bir ismi koydu dedi. ‘Önce gemiye kadın ismi verilir’ lafını söylediğimde kaptan dedi ki: ‘Karısı yoksa adam adını ne koyar?’ diye sordu bana bende: ‘Karısı yoksa sevgilisinin yoksa kızının oda yoksa annesinin adını koyar’ diye söyledim.
Armatörün eşi yine sordu ‘peki armatörün çok sevgilisi varsa ne yapar?’ deyince doğal olarak masada bir kahkaha koptu, bende ‘çok sevgilisi var tamamda demek ki en çok seni seviyormuş senin adını vermiş’ deyince en azından kıskançlık krizini bir ölçüde aşmış olduk.
Denizde özellikle ticaret gemilerinde gemiye kadın getirilmesi uğursuzluk olarak bilinir, gemi armatörün kadını olduğu için üzerine gelen kadın ikinci kadın pozisyonunda kalır ve iyi algılanmaz.
Dünyada denizcilik sektörünün başkenti olarak Londra şehrini gösterebiliriz, dünyanın en saygın denizcilik şirketleri, en önemli klas kuruluşları denizcilik eğitim kurumları hemen hepsi Londra da bulunmaktadır, dünyada güneşin batmadığı ülke olarak bilinen (birleşik krallıkta) kraliyet ailesinin tüm erkekleri denizcilik akademisi mezunu ve deniz subayıdır.
Denizcilerin ve denizcilik sektörünün en çok saygı duyulduğu ülke İngiltere dir.
Kurvaziyer gemilerinde her akşam gemi kaptanının masasında yer almak için rezervasyon yapılır ve kaptanın seçeceği bir kadın o gün kaptan’ın masasında yer alır. Ve kaptan o gecenin ilk dansını bu bayanlar yapar.
Deniz ve kadın üzerine yazılanlar, gelenekler, ritüeller saymakla anlatılmak ile bitmez.
Denizci milletlerin kadınları eşlerine çok iyi bakarlar. Yaptıkları ise büyük saygı gösterirler, Akdeniz de birçoğumuz bilir ki özellikle denizci ülke olan Yunanistan da erkeğin değeri ve önemi çok farklıdır.
Evlenirken evin tüm eşyasını kadın veya ailesi yapar, bizdeki balık parası yerine kadın tarafından erkeğe ‘drahoma’ denilen bir bedel ödenir.
Giritli kadınların ise kocalarına ve eşlerine ne kadar iyi baktıkları konusunda hiç şüphemiz yoktur.
Yeniden Egenin, Akdeniz’in cefakâr ve vefakar güzel kadınlarına bir kez daha merhaba…
Allah selamet versin
Sevgi ve dua ile.
HASRET
Denize dönmek istiyorum!
Mavi aynasında suların:
boy verip görünmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider!
Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder.
Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter.
Ve mademki bir gün ölüm mukadder;
Ben sularda batan bir ışık gibi
sularda sönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Nazım Hikmet