Seneler öncesi 1980 yıllarında PKK’nın kanlı baskınları ile başlayan ve 30.000 den fazla vatan evladımızın kanına ve ben diyeyim 500 milyar dolar, siz deyiniz 1 trilyon dolara mal olan terörizm artık ülkemizin korkulu rüyası olmaktan çıkma yoluna girmiş bulunmaktadır.
Kendi tespitlerimde, dost sohbetlerimde konuyu tartışırken ben olayın Kürt sorunu olmadığını sadece ve sadece terörizm, beyaz zehir kaçakçılığı ve silah ticaretinden ibaret olduğu konusu olduğunu ve işin aslının iş aş,yöresel kalkınma ve milletin refahının yükseltilme meselesi olduğu konusunda düşüncelerimi her ortamda söylerdim.
Ülkemizde belki de ilk defa üst perdeden Sn. Cumhurbaşkanımız olayın Kürt sorunu olmadığını söyleyince ilk başta Gn. Müdür ve daha sonrada Devlet Bey ve tabi ki Demirtaş hemen isyan etmeye başladılar.
Artık tespit tamamen net ve açık olarak yapılmıştır.
Ülkemiz İnşallah çözüm sürecinde başarıya ulaşacak PKK ya silah bıraktırılacak ve barış yolunda çok emin adımlar atılmış olacaktır.
Ne demişti Ahmet Arif Bahar gelmiş memleketimin dağlarında artık bizde barışta gelecek memleketimin dağlarına deme aşamasına gelmiş bulunmaktayız.
Kürt kökenli vatandaşlarımız ve etnik kimliği ne olursa olsun kendisini TC vatandaşı olarak hisseden herkes bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır.
Kürt kökenli, Çerkez kökenli, Abaza kökenli diye ayrımcılık büyük ölçüde zaten yoktu artık bundan böyle olmayacaktır.
Kürtçenin resmi dil olması asla kabul edilemez ve dünyanın hiçbir yerinde ülkelerin resmi dilleri dışında ikinci bir resmi dildi yoktur. Örnek verilecek olunursa, İspanyada resmi dil İspanyolcadır.
Ve fakat Katalanya’ nın başkenti olan Barcelona da insanlar kendi aralarında İspanyolcadan biraz farklı olan Katalan çayı kullanabilmektedirler. Ama resmi dairelerde mahkemelerde ise kullanılan dil İspanyolca dır.
Çözüm süreci mutlaka çok sıkıntılı geçecektir zaten ne zamandaki çözümde somut adımlar atılacağı netleşince hemen mutlaka provokatörler devreye girmekte ve süreci sekteye uğratabilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Kabul edilsin edilmesin bu işte tarafları seçme şansımız maalesef sizin elinizde olmuyor. Öcalan bu işte masanın bir tarafında olmak durumundadır. Siyaseten HDP bir taraf olmak durumundadır, kandildeki terörist gurupları da dolaylı olarak masanın etrafında söz sahibi olmak durumundadırlar.
Süreç birçoğumuzun zaman zaman kabullenmekte zorlandığımız durumlar ortaya koysa da artık bu iş mutlaka bitirilecektir.
Hükümet bu işte inanılmaz bir gayret göstermekte ve kararlı tavrından asla vazgeçmemektedir.
HDP nin eş başkanı Demirtaş zaman zaman yaptığı dik çıkışlar ile süreci baltalayıcı ortamlara sürüklemeye çalışsa da artık bu işin sonuna gelinmiştir.
Kürt kökenli vatandaşlarımız dağda çocukları olan analar hepimiz herkes bu işin bitirilmesi için elinden geleni yapmaktadır.
Ülkenin her yanında Kürt kökenli vatandaşlarımız yaşamaktadır.
Büyük bir çoğunluk Kürt kökenli vatandaşlarımız kesinlikle bölünmeden yana değildirler.
Ülkenin bölünmez bütünlüğü üniter yapısından asla vazgeçilemez.
PKK da artık bu işin silah ile çözülemeyeceğine kanaat getirmiş durumdadır.
Ama tabi ki terörden beslenen marjinal guruplar her türlü fitne fesat iftira provokatif eylemler ile süreci baltalamaya devam edeceklerdir.
Yeni güvenlik yasasının çıkmasını en çok HDP’ liler istemez iken maalesef CEHAPE ve MEHAPE de aynı oyunun içine düşerek özgürlük barış vs gibi palavradan söylemler ile yasanın çıkarılmasına karşı olmuşlardır.
Yasada yapılması gereken bazı değişiklikler ile kabul edilmeyen bazı maddeler de 19 Mart itibarı ile komisyonda geri çekilmiş ve artık muhalefetin söyleyeceği bir konu kalmamıştır.
21 Mart nevruz günü Öcalan tarafından açıklanması beklenen tarihi mektup ile çözüm süreciden çok önemli bir adım atılmış olacak ve barış umutlarımız çok geniş bir çoğunluk tarafından memnuniyetle karşılanacaktır.
Çok doğal olarak kandan ve silahtan beslenen marjinal terörist gurupları süreci akamete uğratmak için ellerinden geleni yapacaklar ve yapmaya devam edeceklerdir.
Artık korkunun ecele faydası yoktur… Türkiye tarihi günleri art arda yaşamaya devam etmektedir.
Bir taraftan çok önemli olan Azerbaycan doğal gaz yatırımının, Avrupa ya sevk edilecek boru hattının temeli atılmış ve dev yatırımlar devreye girmeye başlamıştır.
Ülkenin sorunu iş, aş, daha çok demokrasi, daha çok insan hakları ve daha çok refahtır…
21 Mart 2015 Ülkemizin en önemli günlerinden biri olarak tarihte yerini alacaktır.
Bahar gelmiş dağlarına memleketin dağlarına diyen Ahmed Arif i saygı ile anarken,
Baharda gelecek memleketimin dağlarına,
Bismillah diyelim Allah rızası için çakralarımızı açalım,
Yolu barış kardeşlik ve sevgiden geçenleri kucaklayalım,
Sevgi dua ile,
Allah selamet versin…
İÇERDE
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Ahmed ARİF