29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için Antalya’nın mahalleleri, caddeleri ve sokakları Türk bayrakları ile süsleniyor.
Konserler düzenleniyor vatandaşlar bayramını doyasıya kutlamak için meydanlara akın ediyor.
Antalya ve Antalya’da yaşayanlar tam bayram havasın girmişken bazı caddelerde saçma sapan renkli bezler üzerine okunmayan yazılar yazarak ellerindeki bozuk megafonla meydanlara çıkarak bayramını doya doya kutlamak isteyenlerin huzurunu kaçırıyorlar. Allahtan vatandaşlar gaza gelmiyor.
Bayramdan bir gün önce bu kişilere Kalekapsı gibi kalabalık olan bir yerde eylem yapmaya, pankart asmaya ve elindeki bozuk megafonla vatandaşı rahatsız etmeye ne hakları var.
Bunlara nasıl izin veriliyor anlamak mümkün olmuyor.
TELEFON ÜZERİNE
Günümüzde en çok ilgi gören ve 7’de 70’e herkesin elinde bulunan cep telefonunun faydaları kadar zararları da oluyor. Zamanlı ve zamansız gelen lüzumsuz mesajlar telefon kullananları hayli sıkıntıya sokuyor.
Telefon operatörlerinde bir mesaj geliyor.
“Onu kazandınız, bunu kazandınız mesajlarına inanmayın dikkate almayın”
Emniyetten bir mesaj geliyor.
“Size gelen mesajları dikkate almayın dolandırıcılık olabilir veya bize bildirin”
Arkasından bir mesaj daha geliyor.
“Geçtiğimiz ay çok konuşmanızdan dolayı, faturanızı düzgün ödediğinizde dolayı bizden bir telefon veya tablet Kazandınız aşağıdaki numarayı arayın hediyenizi size gönderelim diyor.” Ve adamlar açık açık numarasını veriyorlar bunlar dolandırıcı ise firma bu kişilere nasıl izin veriyor.
Telefon operatörleri bu mesajları kendi müşterilerine çekerken müşterilerinin dolandırılmasına nasıl izin veriyorlar bunu da anlamak mümkün olmuyor.
YAKACAK ÜZERİNE
Kış ayı başlayınca havalarda soğuyunca vatandaşlar yakacak derdine düşerler bazıları klima ile ısınmayı, bazıları doğal gaz ile ısınmayı, çoğunlukta yüksek gelen faturaları ödemede zorluk çektiği için odun ve kömürle ısınmayı düşünür.
Oduncular hiç denetlenir mi? bilmiyorum denetlense her halde haberimiz olur sanırım ama geçtiğimiz gün odun almaya giden bir dost dert yakınıyor. “Kardeşim odun almak bir dert doğrumu yanlış mı tartıyor o oduncunun insafına kalmış birde yağmur yağsa odunlar ıslansa hadi ya yağmur yağdı ondan ıslak deriz.
Sabah odun almaya gittim oduncunun elinde bir hortum sanki bahçe suluyor şakır şakır odunları suluyor. Sanki suyu bedava alıyor” her işin vatandaşı kazıklamak için bir kolaylığı var.
Sorsan kardeşim iş yok satışlar durgun iş yapamıyoruz der ama kazıklamak içinde her türlü hileyi dener. Bu nasıl bir iştir anlamakta mümkün değil.
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın…