Mutluluk
Mustafa Zihni Tunca

Mustafa Zihni Tunca

Mutluluk

20 Şubat 2018 - 08:00

Geçtiğimiz günlerde yedi ya da sekiz yaşlarında bir kız çocuğu elinden tutan ninesi ile beraber

şehrin kalabalık caddelerinden birisinde yürüyordu.

Çocuk bir an durdu ve yanındaki büyüğüne gülümseyerek kaldırımın kenarındaki çiçekleri

gösterdikten sonra işaret diliyle bir şeyler anlatmaya çalıştı.

Aralarındaki işaret dili ile iletişimi görmesem, küçük kızın işitme engelli olduğunu fark etmem

neredeyse imkânsızdı.

Mutluydu küçük kız…

Sokakları dolduran robotlaşmış insanların aksine çevresindeki güzelliklerin farkındaydı!

Gerek yaşıtları, gerekse kendisinden kat kat büyük insanlar ellerindeki cep telefonlarından

gözlerini ayıramadan kaldırımları adımlarken, o kendi mutlu dünyasındaki pozitif enerjiyi hiç

kaybetmeden gülümsüyordu hayata…

Son yıllarda yapılan araştırmaların sonuçlarına baktığımızda, her geçen gün daha çok insanın

kendisini mutsuz hissettiğini görüyoruz.

Bir çiçeğin güzelliği ile değil, Instagram’da alacağı beğeni sayısı ile mutlu olan insanların sayısı

giderek artarken, farkında olmadan bazı duygularımızı körelttiğimizi göremiyoruz.

Pek çok insan sosyal ağlarda sanal mutluluğun peşinde koşarken, depresyon başta olmak

üzere psikolojik rahatsızlıklardaki artışın bir sebebi olması gerekmez mi?

Geçtiğimiz ay gazetedeki köşesinde mutlu olmak için 25 altın öneride bulunmuştu sayın

Hidayet Gültekin.

Oysa ki mutluluğu formüle dökmeye ya da uzaklarda aramaya gerek yok!

Mutluluğu çevrenizde bulamıyor, sahip olduklarınızla mutlu olamıyorsanız, bazı şeyleri

sorgulamanın zamanı çoktan gelmiş olmalı…

Bu yazı 1696 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar