Türkçe İbadet / Anadilde İbadet (1)
Yayınlanma :
01.06.2022 00:01
Güncelleme
: 01.06.2022 00:01
Kur’ân-ı Kerîm’i Türkçeye çevirme ve buna bağlı olarak ana dilde ibadet girişimleri Osmanlı’nın son dönemlerinde, bilhassa Sultan II. Abdülhamid (ö.1918) devrinde ortaya çıkmıştır. Sultan II. Abdülhamid, bu girişimlerin arkasındaki müsteşrikleri/oryantalistleri ve bunların İslam dini aleyhindeki tevziratlarını bildiğinden, bu tahrif ve tağyir hareketine bizzat karşı çıkmış ve Kur’ân’ınTürkçe’ye tercümesine müsaade etmemiştir. Bununla yetinmeyen Sultan, defalarca bastırdığı tek ciltlik muhtasar MevâkibTefsirlimeâllerin yurdun dört bir yanına dağıtımını sağlamıştır.
Cumhuriyetin ilanından önce gündemde olan Türkçe ile ibâdet konusu, Cumhuriyetin ilanından sonra devlet-hükümet meselesi haline getirildi. 3 Mart 1924 tarihinde Mustafa Kemal’in emriyle ve 429 sayılı kânunla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. 1950’li yıllara kadar ulema tarafından, birkaç girişim hariç konuya kimse tepki gösteremedi. Kendi projesi olduğu halde, hükümetin net bir şekilde tavrını ortaya koymadığı dönemlerde, aynı zamanda müderris olan İstanbul Göztepe Camii imamı Cemâleddin Efendi’nin (ö. 1964), 19 Mart 1926 tarihinde o yılın Ramazan ayının ilk Cuma gününde, hutbeyi tüm âyet ve dualarıyla Türkçe okuması, arkasından Cuma namazını tüm sûre, dua, tesbih ve tekbirleriyle Türkçe kıldırması, selamı bile Türkçe vermesi gazetelerde genişçe yer buldu.
Cemaatin bir kısmının namazı terkedip, hocayı Üsküdar Müftülüğü’ne şikâyetinden sonra, Diyanet İşleri Reisliği 23 Mart 1926 tarih ve 743 sayılı karar ile Cemaleddin Efendi’yi görevden uzaklaştırdı ve Ahmet Hamdi Akseki (ö.1951) adeta gerekçeli karar mahiyetinde bir metin kaleme aldı. Asıl nüshası Akseki’nin kızı Naciye Öncül’de (ö.2015) bulunan bu eser, bugüne kadar kitap halinde yayınlanmış değildir. Ancak 1949 yılında “Türkçe Kur’an” münakaşalarının yeniden gündeme gelmesi üzerine Sebilürreşad’da, yazar adı zikredilmeksizin “Namazda Kur’an Okumak Meselesi” başlığı ile kısmen sadeleştirilerek tefrika edilmiştir. Atatürk tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı’na getirilen Rıfat Börekçi (ö.1941), 3 Mayıs 1926 tarihinde, Türkçeye tercüme edilmiş olan meallerin Kur’ân’ın yerini tutmadığını, bunun üzerine meâl okunarak kılınan namazların sahih olmadığını açıkladı.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: