Kabuğunu kırmış, modern çağı yakalamış bir Türkiye’den korkanların 100 yıl önce elimizi kolumuzu bağlayan karşılıklı atılan ıslak imzalı anlaşmaların sonuna geliniyor olması korku veriyor. Tam 100 yıldır demokrasiden, cumhuriyetten, millet iradesi ile yönetim anlayışının söylemlerinden kıl aldırmayanlar oysa kurdukları sömürge ve koloni ülkelerin kanını emerek beslendiklerini hep saklamışlardır. Bu görünmeyen iğrenç görüntülerine taktıkları maske ile gülen bir yüz, şirin görünen bir ülke, kimseyle savaşı ve kavgası olmayan bir ifade anlayışının arkasında oysa ağzından kan damlayan, köpükler saçan bir canavar bulunduğu Maske Düşünce Kel’in görünmesi misali durumuyla her şey ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Bugün İtalya’da ki rahatlık, uyuşukluk, ağır aheste yaşam işte bu sömürge ülkelerinin kanını emmesinden kaynaklanmaktadır. Öte yandan Fransa’da aynı durum. Ortalığı karıştırıp iki ülkeyi bir birine düşürüp kenardan seyretmeyi iyi yapan Almanya. Dünya’nın Jandarmalığına soyunmuş Adalet Dağıtıcısı gibi görünüp oysa istediğine adalet, istemediğinin yanından geçmeyen bir ABD yönetim anlayışı.
Diğer ülkeleri hiç saymıyorum. Onların da birbirinden farkı yok. Oysa Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında birbirlerini nasıl sattıklarını ve yan yana olurken nasıl birbirine ihanet edip ayakta kalmaya çalıştıklarını tarih kitaplarının sayfalarında gerçekler tüm çıplaklığı ile yazmaktadır.
Bugün işte bu sömürgeci zihniyet Çanakkale Savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna kadar geçen süreçte elde etmek isteyip de bir türlü tam olarak ele geçiremediği hükümdarlığını ülkemizin içine sızdığı hain planlar, nifak tohumları yayarak tam 100 yıldır uğraşmaktadır. Yıkılmadık ve hala ayaktayız. Darbeler gördük, kardeş kardeşi kırdığı yıllardan geçtik. Ekonomimizin dibe vurduğu yıllar yaşatıldı. Yokluklar yaşatıldı, kuyruklar bize uygun görüldü. Bunlar tamamen 100 yıldır bu kan emicilerin planlarıydı. Ama ‘Tutmadı’… Yıkılmadık ve ayaktayız. Şimdi de Darbe kalkışımı ile bu oyunu tekrar oynamaya kalkışanlar bir kez daha Büyük Türkiye’nin Güçlü Duruşuna çarpmıştır. Bizim bölünmeyişimiz, bölemeyişin nedenlerinin başında Ülkü ve Kültür birliğimiz ile birlikte Çanakkale Savaşı Zaferimizin bir duruşunun sonucudur. Ne oradaki şehitlerimizi, dedelerimizin verdiği mücadeleyi unuturuz, ne de onların canı pahasına bizlere emanet ettiği bu ülke topraklarını.
2023’e ulaşmamızı istemiyorlar. Kalan birkaç yıl da yine yeni oyunlar ve senaryolar ile ülkemizi bölmek ve parçalamak için hain planlarını uygulamaya sokacaklar. En büyüğünü yaşadık. Tanklar, top ve tüfekler, bombalar, mermiler… Bunlara göğüs germiş bir millet, Çanakkale Ruhu, hainlerin uygulamak isteyeceği sahtekarlıkları ve hainlikleri mi bilmeyecek, anlamayacak ? Bizi biz yapan, ülke olarak bir arada tutan en yüce değerlerimiz ve dengelerimiz kaybolmadığı sürece ne meydanlar boş bırakılır, ne de çarıkla, arpa çorbasıyla savaş kazanmış dedelerimizin kanıyla suladığı, canını verip kolladığı bu toprakları teslim ederiz. Bu saatten sonra hiçbir güç, hiçbir sömürge devlet Türkiye’ye tepeden bakmaya cesaret edemeyecektir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o anlamlı vecizi ile tüm bu hain odaklarına cevap vermek istersek
-“Yüksek Türk Senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur” !