Hatırlanacağı üzere 2-3 yıl kadar önce CHP Antalya Milletvekili ve partisinin eski Genel Başkanı Deniz Baykal dağlardan gelen ve nehirlere dönüşerek denize karışan sular için şöyle bir söz söylemişti
-Boşa akmamalı. Enerjiye dönüştürülmeli
Bu açıklamanın ardından gerek partisinden gerekse diğer muhalefet yapan siyasi zihniyettekiler ayağa kalkmış bu açıklamasına tepki göstermişti. Ülkemizin dört bir yanında böylesine bereket dolu nehirler, değerlendirilebilecek bir çok akarsu mevcut. Elbette ki değerlendirilmeli, doğal yapının da korunarak barajlar kurulmalı, milyar dolarları enerji almak için dışa bağımlılık bir nebze azaltılmalı. Bu konuda ortak düşünce tek ve doğru olan önerinin dışında başka bir düşünceyi öne sürmek akla zarar mevzulardır.
Bugün doğacıların ortaya koyduğu tavıra saygı duyarak yapılacak olan çalışmalara gösterilen tepkinin amacının dışına çıktığına tanıklık etmekteyiz.
Artvin de değerlendirilmesi gereken madenlerin ülkenin gelir kaynaklarını yükselteceği belirtilen proje çalışması işte bu akarsuyun önüne duran anlayıştan farksız fotoğraftır. Cebimizden milyarlar ödenerek enerji alacağız ama burnumuzun dibinde enerjimizi yükseltecek değerleri gözümüzün önünden akıp gitmesine yada yerin altından çıkartmayarak bekleyeceğiz.
Bakın Deniz Baykal’ın Ülke’nin savunması konusunda yaptığı açıklamalara yine hem kendi partisinden hem de hükümet karşıtı siyaset yapanlarca eleştirildi. Deniz Baykal’ın doğruları ve yanlışlarını meclis kürsüsünden dinleyen, alkışlayanlar bugün Deniz Baykal’ın ülke adına hükümetin aldığı kararlar ve gösterdiği tepkilere karşı sağ duyu ile yaklaşan ifadeleri birilerini rahatsız etti.
-Nasıl konuşursun, nasıl söylersin, nasıl açıklama yaparsın “ …
Oysa Deniz Baykal’ın türbanlı, çarşaflı partisine katılan bir kadın üye ye rozet taktığında alkışlar, övgüler havada uçuşmuş ‘hurraaaa’ çekilmişti. Şimdi Deniz Baykal’da MHP’nin kısır politikasından bir şey olmayacağını görerek aslolan ülke meselesi olduğu düşüncesiyle hükümet politikalarının içinde yer almış Tuğrul Türkeş bugün de Ülke’nin yönetiminde söz sahibi bir şahsiyet olarak sağ duyu sorumluluğunda siyaset yapmakta. Deniz Baykal’ın da ülke meselesinde ve Türkiye’nin bekası, huzuru, Türkiyenin yamyamların eline düşmemesi konusunda ki düşünceleri hükümetin bu konuda izlediği politikanın doğruluğunun yanında olduğunu açıkladığı düşündükleri Tuğrul Türkeş’ten farklı değildir. Yani mesele Memleket Meselesi olduğunda ne sağı olur bu işlerin ne solu. Konu memleketse gerisi teferruattır.