Yaşadığımız topraklar üzerinde değerlerimiz ve dengelerimizi büyük bir sağ duyu ile korumayı başarmış bir millet olmamız elbette ki dış mihrakların ve ülkemiz toprakları üzerinde gözü olanları çileden çıkartmaktadır. Her milletten insanı barındırabilen ve bu konuda büyük bir hoşgörü ve şefkat ile koruyucu duygularını en yüksek yerde tutan Türkiye Cumhuriyeti gücünü ve refah seviyesini korumada ki tek omuzdaşı nüfusudur. Bu nüfus içerisinde ülkenin bekası, huzuru, savunması, kollanması konusunda büyük bir sağ duyu ile hareket ederek siyaseti, ekonomiyi, paylaşımı, hoşgörüyü yakından takip eden Türkiye de ki Aleviler kimi seçim ve değerlendirmelerde hiçbir zaman ‘Belirleyen’, Belirginlik ortaya koyup taraf duygusu içinde bulunmamıştır.
Cumhuriyetin ilanından bugüne değin geçen sürede Aleviler yüzlerce kere sandığa gitmiş ve büyük bir sağ duyu ile kararlılığını ortaya koyarak düşüncelerini sandığa yansıtmıştır. Hiç kimsenin güdümü altında olmadan, hiç kimsenin baskısında olmadan. Aile içinde ki özgür irade ve hoşgörüyü de elde bırakmadan sandığa atılacak oy konusunda büyük bir Erdemlik ortaya koymuşlardır. Hane içerisinde yaşayanlara hiçbir şekilde dayatma içerisinde bulunulmamıştır.
Aleviler’in kapısı herkese açıktır. Her görüşe ve her değer yargısına. Kucaklayan, ağırlayan, samimiyeti göründüğü gibi ortaya koyan kimlikler olmuşlardır. Bugünlerde kimi yerel yönetim başkan adayları Alevilere yaptıkları ziyaretlerde gördüğü tablodan etkilenip
-Tamam bu iş’ deyip o ziyareti kendine mal ettiklerine tanıklık ediyoruz.
Oysa az önce anlattığım konuyu tekrar yinelemek istiyorum. Alevilerin kapısı herkese açıktır. Ne düşünce de olursanız olun. Yeter ki bu topraklarda yapılan hizmet ve yatırımlar, insanlığa verilen önem, söz, duruş, kararlılık konusunda ki fedakarlık Alevilerin başının üzerindedir. Alevilerin bu konuda daha duyarlı olduklarını hatırlamak isterim.
Verilen, yerine getirilmeyen söz, attığın yalan, uydurduğun uçuk vaatler 5 yıl sonra yerine getirmediğin zaman karışına duvar gibi çıkabiliyor.
Çünkü Aleviler Kör Değil!...
Elbette bu topraklar üzerinde kendilerine sunulan ve insan olarak yaşamların sürülmesi noktasında verilen değer ve yaklaşımı görmeyecek kadar da aptal değillerdir. Özellikle Doruk Soydan’ın AK Parti’den aday adaylığı süresinde Alevi ailelerin ve topluluklarının arkadaşlarının yanında nasıl durduklarını gayet iyi bilinmektedir. Yani memlekete, Antalya’ya hizmet verecek olan adayın kim olacağı konusunda nihai kararı verecek olan da kendileridir. Birileri bir tarafa çekme, sündürme, uzatma gibi durumlarda bulunması gülünç durumdur. Kaldı ki Aleviler ne bir sürüdür, ne de bir tek görüşe sahip düşüncedir.
Her bir ziyarette birilerinin ‘Tamam Bu İş’ deyip ya da ‘Alevilerden Tam Destek’ gibi saçma sapan bir açıklama ve ifadelerde bulunması Alevi oylarına ipotek koyma gibi saçmalığını da yansıtmış olacaktır. Alevilerin de kendilerine göre duygu ve düşüncelerine en uygun adayı vardır. O da sandığın başında ki oy pusulasında saklı. O yüzden Aleviler Kör değildir. Ne yapacağını da iyi bilir. Sandığa gidilecek. Oy pusulası katlanıp sandığa atılacak. Bunun ötesinde lam cim yapmanın da anlamı da yoktur.