Büyükşehir Belediyesi’nce yürütülen insan odaklı çalışmalar son 40-50 yıldır konuşulan ve
-Neden bizim ülkemiz de olmuyor” ‘Neden bizim ülkemiz de yok” dediğimiz hizmetler nedeniyle Avrupa’yı gözümüz de hep büyüttüğümüz konulardan bir kaçıydı. Onların açını, açığını, insanlarına olan yaklaşımlarının tanığı olduk yurt dışına kolay ulaşımlarda.
Gidip gördüğümüz yerlerde ki insan odaklı çalışmalar, şehirleşme de ki yenilenme ve detay projeler v.b her konu da Avrupa’nın ne olup olmadığını, ne yapıp ne yapamayacağını ve gücünün neye yetip yetmeyeceği eni konu gördük. Dış ülke ziyaretlerinde
-Bir an önce dönüş günümüz gelse de ülkemize dönsek’ diye mırıldanıyoruz…
Bireysel olarak insanlar arasında ki dayanışma, paylaşım konusu başta olmak üzere herkesin kendine bıraktığı anlayış.
Hatırlayın Kemal Sunalı filmlerde ki yurt dışından gelen turistlerin yaptıkları harcamalarda söylediği şu cümle hala daha o ülkelerde geçerli ve o ülkelerde ki o zaman ki anlayış bugün de güncelliğini korumaktadır. Ne deniyor du
-Alman Hesabı ?
Hiç aklımıza uygun olmayan ve hayıfladığımız bir davranış şekli. Biz bu Alman hesabını bir türlü hiç çözemedik zaten. Çözmemiz de mümkün değil. Çünkü Türk’ün örf ve ananesi, kültür yapısı, birbirine olan bağlılığın, Atalarından gelen törelerin büyüttüğü topraklarda filizlenmek Alman Hesabı diye bir duyguyu kirlenen ve çiğleşen kimi zamane durumlara rağmen yine de ayakta duran Kültür Birliğimize, kültürümüze uygun bir davranış olmamış ve bu hissiyatın bize uygunluğunu üzerimize bulaştırmamışızdır.
Parası olanın hesabı ödediği, yetmediği yerde destek alındığı anlayış biraz daha hakimdir bizim kültürümüzde. Bizim kültürümüz de yoksula, düşküne, aç ve açık da olana destek olmak, hasta olanı tedavi etmek ve sağlığına kavuşturmak, üşüyene yorgan, yanan yüreklere, yanmışlara ferah olmak vardır.
Bugün ülkemiz de şehirler yeniden kuruluyor. Şehirler bulundukları konumlardan çok daha iyi yerlere ve daha modern ve çağdaş alanlara yayılması sağlanıyor. Hatırlayın 1980 öncesi ve 1970’li yıllar sonrasını. İktidarları, hükümetleri ve ülke yönetebilmekte yaşanan yetememezliği !...
Evet bizi son 70 yıldır yöneten hükümet ve ülkenin yönetiminde söz sahibi olan şahsiyetler maalesef Avrupa’yı gözümüzde büyütmeye, devasalaştırmaya, bir Kot Markası’na bile ulaşılamamasının ne zor bir şey olduğunu önümüze getirdiler. Yabancı paranın değerine itibar ettirdiler. Oysa Şairimiz 100 yıl önce söylemiş bunlar
-Tek Dişi Kalmış Canavar’dır…
Oysa o sıkıntılı yıllarda tek dişi de sökememişiz. İşte o tek dişi kalmış canavarın parasına, kotuna, çikolatasına, şekeri önemsetildi.
Son 15 yıldır Türkiye de ki değişen yaşam ve değer yargılarında artık güçlü bir ülkenin bireyi olmanın ve düşmüşe, aç ve açıkta kalmışına, yurtsuza, yanmışa, buz kesmişe, refah seviyesinin sıfır noktasından hak edilen hakkaniyet değerlerinde yaşam sürülecek bütçelere ulaşılması hızla yakalanmıştır.
Sözünü ettiğimiz yıllarda yerel yönetimlerin hareket alanlarını, ne yapıp ne yapamayacağını, ne yapıp ne yaptığını bir düşünün ? Eli kolu bağlı, tamim ve yasalarla sınırları çizilmiş daracık bir alana sıkıştırılmış bir yerel yönetim yasası.
Bugün Büyükşehir Belediye yasası sayesinde suyu olmayana su, evi yanmışa ev, köprüsü olmayan en uzak mahalleye ve ilçeye köprü, Yol, sıcak asfalt, sağlığına kavuşamayana tedavi v.s… Yazmakla bitmeyecek kadar geniş alana yayılmış bir hizmet anlayışı. Bunları sanki sosyal demokrat bir yerel yönetim yapıyor. Bunu yapsa yapsa işte insan odaklı ve insanına, ülkesine, vatandaşına önem veren, insanca yaşamın gerekliliğini unutmadan yatırımlarını ve hizmetlerini ona göre yapan bir anlayış gerçekleştirebilir. Bugün hükümetin uyguladığı politikaların uzantısında ki yerel yönetimler bu anlayışın ve bereketin de bir tezahürü olarak ne yaşlısını unutuyor, ne engellisini, ne de çok özel statüde ki çocuklarını. Dilenenler eskiden yerlerde sürünen, iki bacağını açamayan, kolu olmayan, bir uzvunu kaybetmiş olanlar dilenirdi. Bugün sokak da dilenenlerin şimdi fırsatçılar olduğu açıkça ortada. Evde bakmakla yükümlü olanlara devletin bir ücret ödemesini neyle ölçebilirsiniz ?
Bunları yapsa yapsa güçlü bir ülke ekonomisine sahip bir yönetim yapar. Öte de beri de, sağ da solda farklı anlayışlar arayarak bugün ülke yönetimine söz söyleyenin sözünü ettiğimiz Tek Dişi Kalmış Canavar’ın ülkesine bir gitsin derim. Gitsin de görsün insanlığı. Bunlar kendinden olmayanlara çelme atıp yere düşüren anlayışın milletidir.
Ülkeni sev, vatanını ve toprağına sahip çık. Ülkeni bölmeye çalışanlara karşı tek yumruk ol.