Hakan Şükür’ün 39’ gol sınırını yaklaştığı fakat geçemediği yıllara şükrediyoruz. Eğer ki 40 gol sınırı geçilmiş olsaydı bu da FETÖ’nün bir eseri olarak nam salacaktı. Çok şükür ki alnımızın teri ayağımızığın tozu ile 39 golü Samsun’un medarı iftiharı gururla adını anacağımız rahmetli babamın penaltı nasıl atılır, top nasıl istop ediliri öğrettiği bir memleket insanı Tanju Çolak bu işlerde tarağı olmadığını ifade edercesine gollerini arkadaşlarından aldığı paslar ve alın teri ile attığı goller sayesinde ALTIN AYAKKABIYA ulaştığına tanıklık ettik. Ne mutlu ki bizlere kirlenmemiş ve dış etkenlerle elde edilmemiş bir ödülü Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesinin ilk adımını attığı Samsun şehrine ve İŞTE BENİM DOĞUM tarihim diye anımsatılan 19 Mayıs tarihine yakışır bir madalyayı boynumuza takışın gururunu yaşıyoruz.
Ne mutlu ki bize böylesine hassas günlerden geçtiğimiz ve vatan, bayarak, toprak, tek millet duygusunu yüksek tezahür ettiğimiz günlerde Tanju Çolak’ı çok da anlatmak istemem. Ancak Tanju Çolak’ı Tanju Çolak yapan rahmetli Babam Cumhur Dilek’ olduğunu yüksek sesle söylemek gerektiğini belirtmek isterim. Hatta onun adına dizi filmler bile çekildi bir dönem. Ancak senaryonun zayıflığı nedeniyle kısa süre de Tanju Çolak’ın hayatı ve ilk futbola başladığı yılları anlatan dizi yayınlarına son verildi. Oysa Tanju’yu ve 39’u golü anlatmak ve yaşamak isteyenlerin adresinin kaynağının onun takım arkadaşları olduğunu belirtmek gerekiyor. Bölge Futbol Okuluna dahil edilişi çok enterasandır. Bölge Futbol Takımı ile Çiftlik Mahallesi diye binilen Samsun’un en popüler mahalle ve mahalle çocuklarının kurduğu bir takım. Bölge Futbol Takımı ile maç yapıyor ve rahmetli Babam Cumhur Dilek Tanju Çolağı burada keşfediyor. Sonrasında bir çok turnuvalar karşılaşmalar ve şampiyonaların içinde yer alan oyuncu oluyor. Gündüz Kılıç Hürriyet Gazetesinin Yayın Müdürü. Her Yıl Samsun bölge minik futbol takımına ayaklarımıza göre futbol topu gönderiyor. Yani Futbol’a destek veriyor. 1977 yılında Türkiye Minikler Penaltı Yarışması yapılıyor. Samsun Bölge Minikler futbol takımları arasında en iyi penaltıcısını seçmek için seçme yapılıyor. Bölge Antrenörü Babam. Rahmetli Cumhur Dilek yarışma düzenliyor. İstanbul da yapılacak şampiyona da Samsun’u temsil edecek penaltıcısı için yarışma düzenliyor. En iyi penaltı için saatler süren atışlar sonrasında Ağabeyim Hakan Dilek en iyi penaltıyı atan oyuncu seçiliyor. 1977 de düzenlenecek penaltı yarışmasına gidecek olan isim belirleniyor.
ANCAK…. Babam Cumhur Dilek yarışmaya gidileceği günün gecesinde ağabeyimin evde yatığının başına gelerek şunu söyler
-Oğlum… Oğlunu götürüyor da başkasını götürmüyor derler. O yüzden ben bu yarışmaya seni götürmem mümkün değil …. ‘ DER….
Ağabeyin göz yaşlarında sabahı ederken öte yandan Tanju Çolağı 1977 taksim olaylarının olduğu gün şampiyonaya götürülür. Tanju Çolak o atışlarda iki kez 6 da altı atmasına rağmen üçüncü atışlarda 6 da 5 atmış ve Sarıyerspor’dan Can Tüysüz’e birinciliği teslim etmiştir. Ya da Can Tüysüz için dönemin Beşiktaşın file bekçisi kaleyi açmıştır.
Yani hikayeyi biraz geniş tutmak zorunda kaldık işin başlangıcına dönmek ve bilinmesi gerekenleri hatırlatmak istedim. İşte penaltıcı ve gol Kralı Tanju Çolak’ın 39 gole ulaşılmasında ki alt yapısı buralardan başlamıştır. Daha sonra Samsunspor’un bir dönem ligin tozunu attığı yıllarda Tanju Çolak da işte bu alt yapıdan gelen iyi eğitim almanın mükafatını attığı gollerle ve aldığı Altın Ayakkabı ile başarısını perçinlemiştir. Arkadaşlarından aldığı paslar ve bulunması gereken nokta da olmanın bereketi ile gol hanesinde ki sayıyı sürekli arttırmıştır. Ne mutlu ki onu seven ve yıllardır ekranlardan attığı golleri ile sevinç yaşayanlar lekesiz, tertemiz, hiç bir şekilde dış mihraklarca bir müdahale olmadan alnın teri ile 39 gol gol Türk Futbol Tarihinin sayfalarında Altın Harflerle Yazılı bir şekilde duruyor. Birilerini, birilerinin dizinin dibinde gol krallığına koşmaya çalıştığı görüntülerini izlerken, Bizleri ve Tanju Çolak’ı sevenleri en çok mutlu eden ise atılan 39 Gol’ün kimsenin dizinin dibinde olmadan alın teri ve ıslatılan formanın teri ile elde edilmiş anamızın ak sütü gibi helal sonuç olduğunu bilmemizdir. Ne güzel ne güzel.