CHP Milletvekilliğine adaylığı söz konusu olduğunda hastaları onu İnsanlığın Hizmetine devam etmesi yönünde karar verdi. Hastaları, sevenleri, tıp camiası ve o başarılı ekibin yürek insanları. Hepsi de aynı kanıda karar kılmıştı. Ve Alper Demirbaş ‘İnsanlığa Hizmete Devam’ diyerek bugün kırılması güç bir rekor ve başarının mimarı olarak Antalya’da şifa dağıtmaya devam ediyor. Elbette bu tek başına yapılacak bir iş değil. Alper Demirbaş’ı ‘Alp’ yapan O buz dağının altında ki katmanlar vardır.
İnsanlığa hizmet ile siyaseti bir birine karıştırmadan ve sadece işini yaparak dünya görüşünü içinde büyütme erdemliği gösteren kaç kişi var bugün görebildiğimiz?
Alper Demirbaş bulunmuş olduğu sağlık kuruluşu ile ülkemiz başta olmak üzere Dünya da özdeş olmuş bir isim. Markalaşmıştır!... Antalya’nın sağlık alanında ilerlemesine damla olmuştur. Şimdi çağlayan gibi aktığını bilboardlar da övgüyle söz edenler o kuyunun nasıl ve kimler tarafından doldurulduğunu unutmuş gibiler. “Hızlı koşan atın bıraktıkları seyrek düşer” İşte bu yüzden sık sık hastane isimleri değişmelerine tanıklık etmekteyiz. Aslolan insanlığa hizmettir. Alper Demirbaş ve ekibi de bunu böyle algılayarak yoluna devam etmektedir. Gece gündüz, sabah akşam, yeme içme olmadan. Beslenme bozukluğu belki de en çok bu ekipte mevcuttur. Tıpkı bizler gibi… Bi çare… Ama nasıl ? Terzi söküğünü dikemez…
Ve gelelim Alper Demirbaş’ın sağ duyulu katılım gösterdiği Altın Portakal Film Festivali galasına.
Bugün kaç muhalefet parti mensubu ya da muhalefet parti düşüncelerini savunan kesim gala, toplantı, sunum da yer almıştır? Bir elin parmakları sayısı kadar. Oysa Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel festivalin başlangıcından bu güne kadar geçen sürede sürekli söylediği bir söz vardı
-Altın Portakal Film Festivalinde sadece sanat olur, sanata dair çalışmalar değerlendirilir.
Siyaset Festivalin kapı dışında bırakılmalıydı. Öyle de yapıldı. Tek bir yumruk, tek bir slogan gördünüz ya da duydunuz mu? Yani Menderes Türel’in ortaya koyduğu tavır doğru bir tavır ve adım olduğu açıkça ortaya çıktı.
Alper Demirbaş insanlık adına yapılan bir çalışmanın Altın Portakal Film Festivali çerçevesinde gösterimi davetini geri çevirmemiş, ya da bu davete ‘siyaset karıştırmayarak’ katılım göstermiştir. Demirbaş’ın yaptığı bu katılım ‘İçin için kendini kemiren sanattan uzak zihniyetlerin her fırsatta eleştirmeye kalktığı ve çarpık değerlendirmelerde bulunduğu muhalefet zihniyetine de kapak olmuştur. Nasıl ki Alper Demirbaş’ın ve ekibinin yaptığı çalışmaları sanat gibi görerek onların bu çalışmalarını ülkemiz okurları ve izleyenleriyle paylaşıyorsak Alper Demirbaş ve ve ekibi de ham maddesi Yeniden Yaşam verdikleri hastalarının içinde olduğu belgeseli izlemek için seve seve Altın Portakal Film Festivaline katılım göstermiştir.
Altın Portakal Film Festivali ve Alper Demirbaş… Sanatın konuşturulduğu ve Sanat konuşulduğu bir güzel arena da kucaklaştı… Ne güzel ne güzel…