Globalleşen ve büyüyen Dünya’nın her işlem ve işlev hacminde ‘Lokalleşmek ve Lokal olmak’ daha net ve daha güvenli limanlar olarak karşımıza çıkıyor. Yayıncılıkta da bu durum böyle. Eğer doğru değilse, yalan yazılmışsa, haksızlık varsa, gerçekler saptırılmışsa, çamur at izi kalsın anlayış ile yayıncılık yapanlar cebine güvenir, ulaştığı kitle ve baskı sayısıyla bu hataları yapmayı sürdürür.
Cumhuriyetin ilanı öncesi ve sonrasında “yerel” yazılı basın ve sonrasında görsel yayıncılık ve çok sonraları radyolar yayın alanlarında ki gücünü daima okurlarına, şehirde yaşayan tüm vatandaşlara hissettirmiştir. Yaygın medya’nın yayın ağı, maddi gücü, sistem ve teknolojisine yaptığı haberler ile adeta kafa tutan yerel medya Yalanla işi olmamış, yalan ve gerçek dışı yayıncılık yapanlarında hali nice olmuştur. Beterden de beter durum olmuş onlar zaten amacın dışında yayıncılık yaptıklarından fazla da yaşayamamıştır.
Yerel yayıncılıkta yapılan haberin muhatabı tam karşınızdadır, bir lokantada, kahvehanede, bir dost ofisinde, bir alışveriş merkezinde. Tam da karşınıza çıkar ve görürsünüz. İşte “Yerel Medya’da göğsü dik başı yukarda” olma durumu tam da bu durumlarda ortaya çıkar. Eğer gerçek dışı itham, hakaret, birilerine yalakalık olsun diye yazdığınız bir yazı ya da yaptığınız bir haber varsa işte orda tam orada yüzünüze şamar gibi iner. Bu yüz kızartan durum karşısında ‘Yarabbi Şükür’ diyen var, Ar denilen duyguyu unutmuş olan var, yaptıklarının karşısında konuşacak bir şey bulamayarak sıvışmaya kalkanlar var. İşte bunlar bu şehirde ölüdür, ölmüştür, mefta olmuş duaları okunmuş üzerine toprak atılmıştır.
Yerel yayıncılıkta ki sağ duyunun, hoşgörünün, sevginin, saygının ve aynı şehirde bulunuyor olmanın duruşu çok önemlidir. Eşiniz, çoluğunuz çocuğunuz, tanış ahbap, akran, dost, arkadaş böylesine önemli bir görevi ifa ederken aynı zamanda onları da temsil etmektesiniz. Bu yüzdendir ki Yerel yayıncılık maddi manevi olduğu gibi, yaşamsal değerler ve değer yargıları açısından da ağır bir sorumluluk ile yürütülen bir iştir, sektördür basın sektörü.
Yaygın Medya da yapılan bir yorumun sahibi, yalan yanlış, gerçek dışı ve tek taraflı yapılan bir yayının muhatapları durumu düzeltmek istese de iş işten geçmiş, ne haberi yapanı bulursunuz, ne de yapılan o yanlış ve yalan haberin, gerçek dışı ifadelerin düzeltilebilmesini sağlayabilirsiniz. Üzerine bi güzel su için.
Ancak son günlerde konuşulan bir manşet ve haber var ki ülke olarak gösterilen tepki karşısında bunu yapanların yüzleri de belli, kim oldukları, niye yaptıkları, niçin hortladıkları gayet iyi bilinmekte. Bu yüzden bu anlayışta yayın yapan kurum ve kuruluşların ciddiyeti, duruşu, neye ve kime ne hizmet ettikleri ortaya çıkmasından dolayı Yerel de yayıncılık yapanların ne kadar değer yargılarına sağ duyulu yaklaşılarak şehrin menfaatleri doğrultusunda ve şehrin kalkınması için çaba gösterilerek yayıncılık yapıldığı daha iyi anlaşıldığı görülmüştür. Son söylediğim cümlenin aksini yapanlar varsa da onlar zaten aramızda eritiliyor, yok ediliyor, tarih sayfalarından siliniyor. Yaygın medya yazılı basında çıkan bu iğrenç haber çalışması tıpkı yerelde ki iğrençliğin karşılığı gibi ülkemiz de ölüdür, ölmüştür, mefta olmuş duaları okunmuş üzerine toprak atılmıştır.