Kaybolan, yitip giden 5 yılın memlekete ne kadar zarar verdiğini herkes gayet iyi bilmekte ve görmektedir. Tek bir çivinin çakılmadığı, günü kurtaran ucuz ve küçük projelerle çok şeyler yapılmış gibi gösterilen bir önceki dönem belediye yöneticilerinin şehre verdiği zararın maddi ve manevi bedelinin boyutu gayet iyi bilinmektedir. Bugün işte bu beklenen ancak yapılmayan hizmetlerin bir an önce başlanılması için Büyükşehir Belediye Meclisinde taktik savaşları başladı. Yani şehrin hizmet bekleyen tüm tıkanmış kanallarının açılması için büyük bir çaba sarfeden bugünkü yönetim ve memleket sevdalıları meclis üyeleri hala daha aynı zihniyet ve anlayış ile siyaset yapan bir iradeye karşı da mücadele vermekte.
Hizmetin gerçekleştirilmesi noktasında kaybolan 5 yılın telafisi için AK Parti meclis üyeleri memlekete tek bir çivi fazla çakılması yönünde çaba gösterirken muhalefet ve özellikle de CHP cenahında ki tutum ve davranışlar kabul edilebilir yanı yoktur.
Çok zor ve derin mevzuları içine katıp gelişmelerin neden bu boyutlara geldiği mevzularına girmeden basit cümleler ve geçiş sözleriyle bunu ifade etmeye çalışmak, kamuoyunu ve okurlarımızı da bilgilendirmek en doğrusu olacaktır.
Büyükşehir Belediye Meclisinde AK Partinin Antalya için yapmak istediği hizmetler CHP cenahı ve meclis üyeleri tarafından engellenmek istenmekte. Bunun için her yol denenmektedir. Mecliste gereksiz ve vakit kaybettiren ‘Ne oldu, öyle miydi ? Bu böyle olmayacak mıydı? ‘ gibi telaffuz atıflar bile niyetin iyi olmadığını gösteren görüntüdür.
Bugün yazılı ve görsel basın da en çok yer alacak olan haberler arasında AK Parti’li meclis üyesinin partisinden ayrılışı haberine yoğunlaşılacaktır. O meclis üyesini de tarih er ya da geç yargılayacak ve sorgulayacaktır günün birinde. Çünkü bugün Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluk tarafından alınan kararların tamamı memleketimizin alması gereken fakat oldukça çok geciken çalışmaların bir an önce başlanılması çabası yaşanmaktadır.
Fakat salt muhalefet olsun, güzellikler nasıl engellenir olsun, benim dediğim olsun anlayışı ile kalkan eller Antalya’ya zarar veren eller olarak hatırlanacaktır gün geldiğinde.
Bu anlayışta kalkan ellerin adı siyaset değil, Antalya’ya yapılması gereken hizmetleri engelleyen eller olarak anılacaktır. Yani o tuşlara dokunarak ‘Antalya’ya yapılacak hizmetlere hayır oyunu verenler’ in Antalya’yı düşündüğünü sanmıyorum.
Antalya’yı düşünen anlayış mademki bu şehir de yaşayan bir birey, hizmet yolunu tıkamamalı, hizmetlerin gerçekleştirilmesini engellememelidir. Ama gizli eller, küçük çay molalarında alınan parti kararlarını maalesef önümüze getiriyor.
Antalya için kötü bir proje düşünüldüğünü sanmıyorum. Yapılan bir takım çalışma ve girişimlerde mevcut yönetimin yaptığının doğru olduğuna içinden sessiz düşünerek kanaat getirenler bile, ‘Hayır’ butonuna dokunuyor. Ne acı, ne beter, ne berbat zorunluluktur…
AK Parti il Başkanı Mustafa Köse kapıyı araladı. Kapı hala aralıklı duruyor. Eğer maç galibiyetle bitirilmek isteniyorsa bu anlayışta ne maç biter, ne de hakem bu maçı bitirir. Bu yüzden Büyükşehir Belediye Meclisinin hizmet yapmasını engellemek Antalya’ya ihanetle eş değerdir.
Haa bu arada Büyükşehir Belediye Meclis güvenlik görevlilerine bir çift sözüm olacak. Orası yol geçen hanı değil. Birileri gelip bağırıp çağırırken bostan korkuluğu gibi durmamak gerekiyor. Rutin bir işimiz olduğu zaman bile o binaya girerken kırk defa üstümüze çıkarcasına arama yapıp peşimize takılıyorken meclisi izlemeye gelip sonra bu şehri yönetenlerine hakaret edenlere de bize karşı yaptıklarınızın onda biri gereken davranışı göstermek gerektiğini hatırlatmak isterim. Bunu yapan her kim olursa olsun tuttun mu yakasından çıkarıp atacaksın. Orası ringonun ahırı değil. Benim seçtiğim ve şehrimi yönetmek için gönderdiğim meclis üyesi vekildir. Anladın mı güvenlikçi kardeşler… Sen görevini yapmazsan eğer, günün birinde sen çıkarılır kapı önünde kalırsın…