Hani söyleriz Turizmin Başkenti, Sporun Başkenti, Kültür ve Sanat’ın, etkinliğin, Festivalin tam ortası. Toplantıların, buluşmaların Başkenti, mutluluğun ve huzurun başkenti… Say say bitiremezsiniz. Ancak son 5 yıl da insanların ve şehrin üzerine öyle bir mutsuzluk çökmüş ki neyse ki son anda bu umutsuzluk ve karamsarlık 30 Mart yerel seçimler sonrasında şehrin üzerinden yavaş yavaş kalkmaya başladı. .
Hizmetler, yatırımlar, dev projeler, ahenkli ve uyumlu çalışma prensibi. Titizlik, 7/24 saat bitmeyen mesai anlayışı… İşte şehri uyandıran unsurlardan sadece birkaç tanesi. Bakın son 10 gündür Antalya kahkahalarla inliyor. 600 kilometrelik sahil de herkes mutlu. Kahkahanın yükseldiği ilk yer yine sanatın göbeği. Süheyl-Behzat Uygur kardeşler umutsuzluğa bürünmüş tüm Antalyalıları ilçe ilçe dolaşarak bu karamsar fotoğraftan kurtarıyor.
Yüzümüzde tebessüm bizlerde. Çünkü dev projeler bir bir açıklanıyor, bir bir projelendiriliyor ve hayata geçirilmeye hazırlanılıyor.
Antalya markası işte bu yüzden hiçbir zaman yere düşmeyecektir. Birileri 5 yıldır üzerinde fink atmış olabilir ama şimdi Antalya adına yaraşır ve bu kimliğini sürdürebilirliğini vatandaşlarına sunduklarıyla büyüyor.
Balbey Mahallesi’nin konsepti Büyükşehir Belediyesince yürütülen çalışma ile Kaleiçi modeli ve daha da etkin farklı dokunuşla Antalya’ya kazandırılacak.
Yabancı turist her yıl müze görmeye gelmeyecek, her yıl deniz, kum deyip otellere kapanmayacak. İşte Kentsel Dönüşüm denilen konu budur. Şehrin merkezinde yapılacak yatırımlar ve dev projeler kentsel dönüşümü yaratacak ve Antalya’yı uçuracak ve Kanatlandıracaktır.
Esnaf da mutlu olacak, şehir de yaşayanlarda. Bu proje ile Balbey Mahalle sakinleri de gerçek kimlikleriyle anılacak ve o değerlere yerleştirilecektir.
Antalya’da sıraya konulmuş dev projeler marka kimliğini korunmasına katkı sağlayacaktır. Büyükşehir Belediyesi bu konuda inanılmaz bir mesai harcamakta ve yatırımlar gerçekleştirmektedir. Bu yatırımlar sonuçlandıkça bu şehirde bulunmaktan kim mutlu olmaz daha… Bu marka hiçbir zaman yere düşmesin. Ne sanatta, ne sporda, ne de değer yargısında…