Demokrasi Nöbetleri ve Şehitlerimizi andığımız günlerde ki hassasiyetimizi sergilemek için meydanlara indiğimiz günler tam 1 ay’a yakın sürdü. Bıkmadan usanmadan buna hastane kapısında yakınının durumu hakkında bilgi alabilmek için sabahlayanlar deyin, ister düğün arefesinde ki coşku, ister değerlerimize zarar vermişlere karşı tepki duruşu. Ama her şeyden önemlisi öfkeden, hiddetten, tepkiden, isyandan, kınamaların ardından Düğün alanlarını anımsatan fotoğraflar hafızalarımızdan hiç silinmeyecek karelerdir.
Bayrakları elinden hiç düşürmeden dört elle sarılan anneler, babalar, nineler, dayılar, amcalar, teyzeler, kardeşler, bacılar, yeğenler, kuzenler. Günlerce darbe kalkışımına karşı duydukları öfkeyi hınca hınç doldurduğu meydanlarda adına yaraşır ber şeilde bu tepkiyi dile getirdi. Ardından yaşanan kucaklaşmalar, paylaşımlar, hoşgörü ve insanların birbirine yaklaşımlarda ki sevgi ifadeleri kenetlenmeyi ve dayanışmayı en üst seviyeye çıkartan kareler olmuştur. Antalya Cumhuriyet Meydanınına gelerek bu tepkiyi haykırarak dile getiren vatandaşların binlercesi adeta birbirine hiç çarpmayan kristal cam bardaklar gibiydi.
O kalabalıkta olabilecek her şeyin normal sayılabileceği bir durumda dahi ne kristal cam bardak hassasiyetinde insanlar birbirine çarptı, ne omzuna dokundu, ne de en zor anlarda bir saygısızlık ve üslup bozukluğu davranış sergiledi. İşte benim güzel ülkem ! İşte benim içinde Anadolu dayanışmasının en güzel örneklerini saklamış memleket insanım ! İşte Antalya, işte ortak değer ve duygularımızı dengelediğimiz en güzel fotoğraf !.
Ne bir tartışma, ne bir kavga, ne hiddetli bir ifade. Hiçbir şekilde binlerce vatandaşın akın ettiği Cumhuriyet Meydanında ki Demokrasi Nöbetin de abzurt bir durum yaşanmamıştır. Emniyet mensubu görevlilerine meydanda ki nöbet sırasında vatandaşların birbirine öfke duyup, yaptığı bir hareketten dolayı adli bir olay için kendilerine başvuru olmamıştır.
Bu hoşgörü ve dayanışma sonucunda ki hassasiyet daha sonra muhteşem bir kenetlenmeye ve birlikteliğe, dayanışmaya doğru yol almıştır. Sonra bu coşku adeta düğüne dönüşmüş, bir bayram yeri, en kalbi duyguların arşa yükseldiği bekleyişlere dönüşmüştür. Cumhuriyet Meydanın da bir öfke ve tepkinin sonunda hepimizin katıldığı bir Düğün’e dönüşmüştür. Hepimizin düğünüydü bu. Bu duyguları böyle hissederken gerçekten de evlenecek olan çiftler soluğu önce Demokrasi Nöbetin de sonra da düğün salonun da soluğu aldı. Böyle bir ülkenin vatandaşı olmak ne büyük bir mutluluk, ne yüce bir duygudur yarabbi. Sen bize böyle yüce kucaklaşmaları her zaman nasip eyle ! Düğünümüz hiç bitmedi. Şimdi düğünümüzün devam ettiğini, Demokrasi bayramımızın sürdüğünü gösteren bayraklarımızı, evimize iş yerlerimize asarak haykırmaya devam ediyoruz. Ne güzel ne güzel…