Uçak krizinin başladığı ilk günden itibaren büyük bir sağ duyu ve hoşgörü ile Türkiye de bulunuşlarının ortak değer ve dengelerini öncelikli fikirleri olarak ele alan Antalya’nın yerleşik Rusları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rus Devlet Başkanı Vilademir Putin ile buluşmasında en çok memnuniyeti yaşayanlar olduğunu düşünüyorum. Gerek Antalya tarafı gerekse Rus yerleşik vatandaşların tarafında inanılmaz bir dayanışma ve hoşgörü hakimdi. Üstüne üstelik Rusya’da büyük bir gerginliğe ve kara siyaset propagandasının kırıla gittiği günlerde, Antalya da ki Rus Dernekleri hep birlikte bu sağ duyuyu korumayı başarmıştır. O günlerde özellikle Konyaaltı liman ve hurma mahalleri tarafında mülk sahibi olan Rusların sahip oldukları gayrimenkullerini satmayarak, elden çıkartmayarak bu sürece de okyanusta bir damla misali destek olmuştur.
Rus Dernek Başkanı İrina Balcı’nın gerek kendi vatandaşlarına, gerekse Türk tarafında ki söylem ve gelişmelerin doğrularını başarılı bir şekilde dile getirmesinde ki özveri asla yadsınamaz. İrina Balcı’nın böylesine sıkıntılı günlerde ‘Bu Dostluk Bitmez’ noktasında Expo 2016 da ki Rus Günleri tanıtım kortej ve yürüyüşünde her iki ülke bayrağını yan yana alarak dernek üyeleri ve Rus vatandaşlarının büyük bir katılım göstermesini sağladığı o fotoğraf asla unutulmayacaktır. Buna ister erken konuşmamak ve fevri harekette bulunmamak denilsin, ister Antalya’nın vazgeçilmezliğinden kaynaklanan bir duruşun ifadesi denilsin, her şeyden önemlisi iki ülke insanının her konuda ortak bir çok değerlerinden kaynaklanan zenginlikten kaynaklanan bir durum olmuştur. İki ülke liderlerinin kucaklaşması gelecek hafta ve aylarda ekonomi de, tarım da, turizmde, ticarette patlama yapacağı kesin gözüyle bakılıyor. Bu süreçte Antalya’nın yerleşik Ruslarını da bu felaket günlerinde ki duruşları ve gerginlik yaratmadan gündemi takip etmelerini takdirle karşılamak gerektiğini düşünüyorum. Böylesi durumlarda en azından o ülkenin insanı olmanın sorumluluğu ile ya valilik önünde, ya kolluk görevi gören kurumların önünde, ya da Türk konsoloslukları önünde eyleme dönük bir girişim söz konusu olabilirdi. Ancak Antalya’nın yerleşik rus vatandaşları başta olmak üzere bölgemize ve ülkemize turist olarak gelen rus vatandaşlarından böylesine bir görüntü asla yaşanmamıştır.
Bu arada Antalya da Rus vatandaşların ve rus turistlerin varlığı ile işini genişleten, iş yapan ve para kazanan saçın ucundan, tırnağına kadar her kim ne iş yapıyorsa artık B planı ile çalışmak ve tüm olabilecek her şeye hazırlıklı olması gerektiğini de unutmamalıdır.