Necip Nugay ağabeyin vefatı üzüntüsünü için de en çok hissedenlerden birisi olduğumu belirtmek isterim. Onu ilk kez Arif Nihat Asya Anfi Tiyatro da Levent Yüksel’in konseri öncesi verdiği konserde izledim, tanıdım, sesine, yorumuna hayran kaldım. Öncesinde böylesine önemli bir konser de Türk Sanat Müziğinin ne işi olur gibisinden iç geçirmem yüzüme tokat gibi indi daha sonra. Sonrasında onun o performansıyla ilgili dile getirdiğim düşüncelerim ardından daha sık görüşmeye başladık, daha çok paylaşımlarda bulunmaya gayret gösterdim. Konser de Levent Yüksel’in şu sözünü hiç unutmuyorum
-Necip Ağabey yine aynı. 40 yıl önce de böyleydi, yine maşallahı var biz yaşlandık Necip Ağabey gençleşiyor. Ben Necip Ağabey sahne alırken arkasında bas gitar çalardım. Onunla yeniden aynı sahneyi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum” demişti.
Necip Nugay yürüdüğü sanat dünyası merdivenlerini teker teker çıktığı ve hızla yükseldiği yıllar sonrasında çok fırsatlar çıkmasına karşılık o asla Antalya’dan ayrılmayı ve terk etmeyi düşünmedi. Çok genç yaşta çıkan plakın devamı akın akın gelecekti. Ancak Necip Ağabey Antalya dedi kaldı, Kaleiçi dedi kaldı, Mermerli dedi kaldı bir yere gitmek istemedi bu yüzden. Sahip olduğu tüm değerleri ve birikimleri Antalyalılara adeta hediye edercesine yıllarca hiçbir karşılık beklemeden çok özel davetler ve sahnelerde o naif ve kadife sesini Antalyalılara hediye etti. Antalya aşığı olmak onda hiçbir zaman bir bedel ödenmesi gibi bir durum teşkil etmediğini düşünüyorum. O sevgisini, sanatın güzelliğini memleket insanı olarak etrafına yaymanın küçük mutluluklarıyla coşan bir sanatçıydı.
Son görüşmemiz de
-Ağabey bir projem var mutlaka görüşmeliyiz’ dedim görüştüm paylaştım çok heyecanlandı. Projem de onunla ilgili kısımı anlattığım da ve nereye düşündüğümü dile getirdiğimde çok mutlu olmuş, gurur duymuştu. Gazeteciliğin işte bu yanı hiç iyi değil. Yoğunluk yine haber peşinde oluşumuz ve işin mutfağında bulunuşumuz Necip Ağabey’i o heyecanlandıran projemi gerçekleştiremeyişin derin üzüntüsünü bugün yüksek bir şekilde yaşattı bana.
Antalyamız da memleket insanı ve eski Antalya’yı aktaran o büyük mirsasçılara her gün dokunmamız gerektiği bir kez daha acı bir gerçek olarak karşımıza çıkmıştır. Bin kere eksik kalmamak için, keşke dememek için kim kimi ne kadar ve nasıl tanıyorsa, hangi komşu ile geçmişte dirsek temasında isek çalınmalı kapılar, açılmalı hatıralar, yeniden yaşanmalı ve yaşatılmalı eski Antalya… Eski güzeldir. Necip Nugay Antalya’nın unutamayacağı ve unutmayacağı bir değerdir. Son acımız olsun. Toprağı bol olsun değerli büyüğümüzün, sanatçımızın… Allah rahmet eylesin. Kederli ailesine baş sağlığı diliyorum.