Akaydın, "Hafta sonu yapılan AK Parti ve CHP mitinglerine katılımı nasıl buluyor sunuz?" sorusuna verdiği cevaplar arasındaki şu ifade insanın kanını dondurur. Ne demiş CHP ‘li Tıp Doktoru Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın
-Ben tıp doktoruyum Ölüme yakın dönemde hasta yakınları, doktora 'ne yedirelim hastaya' diye sorar. Doktorlarsa ‘Ne yerse yesin der”… Yani hasta ölecek nasılsa anlayışı ile bakılarak söylenmiş bir söz…
Bu yazıyı okuduktan sonra ölüm döşeğinde ya da, son ana kadar çare arayan hastalarla ilgilenen doktorların böyle bir ifade kullanıp kullanmadığını düşünmek bile istemiyorum. İnsanın kanını donduran bir cümle. Gerçekten doktorlar ölmek üzere olan hasta için
- “Ne yerse yesin” mantığı içinde mi hastasının başında duruyor?
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başında duran Türk Doktorları da Büyük Önder için böyle bir ifadeyi kullanmış mıdır? Diğer devlet büyüklerimiz için de Türk Doktorları son ana kadar sağlıklı olabilmek için tedavi olmayı sürdüren hastalarına
-Ne yersen ye !... Mantığında mı olmuştur?
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın Tıp Doktoru Diploması olmasının siyaset yapabileceği anlamına gelmediği bir kez daha anlaşılmıştır.
Akaydın’ın bu şehri tedavi etme, sağlıklı yaşama kavuşması için projeler üretip huzurlu bir kente dönüştürme gibi derdi zaten yok. Çünkü aklı fikri üniversitede. O yüzden Akaydın’ın Başbakan ile ilgili söylemleri ve ifadeleri çirkin ve bir o kadar da taciz edicidir.
Siyasetin argümanında bunlar olabilir diye yaklaşım da bulunabilinir. Mustafa Akaydın maalesef bu şehri kendi cümle ve sözcük oyunlarıyla alay konusu yapmıştır. Antalya ile alay ettiği gibi ülkenin Başbakanı için sarf ettiği sözler de Profesörlüğüne hiç mi hiç yakışmamaktadır.
Her zaman söylerim. Çok güzel bir ata sözüdür. Herkes de gayet iyi bilmektedir bu deyişi. Bir kez daha yineleyerek hatırlatma bulunmak istiyorum
“Okumuşluk cehaleti alır Eşeklik Baki Kalır”… Bir çok deyiş ve Ata sözleri bizlere doğruyu ve neyin konuşulup neyin konuşulmaması, neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğini de hatırlatmaktadır. Bunun gibi bir deyiş daha hatırlatarak yazıma son vermek isterim
‘Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım Adam mı diye!..
Bütün bu ifadelerin sonucunda Türk TIP alanında bulunan doktorlarımızı Akaydın’ın bu ifadesinden ayrı tutarak Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Doktorları için söylediği sözü hatırlatmak isterim
Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz…
Antalya’da şifa arayan hastalar ise Akaydın hariç hangi doktora emanet edilirse edilsin sağlıklarına kavuşacaktır. Çünkü Akaydın siyasete atıldığı günden bu yana Reçeteleri yanlış yazıyor. Yanlış reçete yazdıkça da Antalya’yı da hasta ediyor. Çare yine Türk doktorlarındaysa Akaydın hariç tüm doktorlarımızın başımızın üstünde yeri vardır.
Akaydın’ın ölmek üzere olan bir hasta için TIP’çıların söylediğini ifade ettiği
- Ben tıp doktoruyum ölüme yakın dönemde hasta yakınları, doktora 'ne yedirelim hastaya' diye sorar. Doktorlarsa ne yerse yesin der” ifadesine karşılık
Siyasette ölmek üzere olan kendisi için de şu ifadeyi kullanırsak alınganlık göstermez sanırım,
-Nasıl olsa seçimi kaybettiğini o da biliyor. Boş verin ne söylerse söylesin…