Ankaralı Ayakkabı ve Çantacılar ihtiyaç sahibi öğrencilere 10 bin ayakkabı bağışladı. Haberi okuyunca bir kez daha ülke insanımdan, memleket insanının sağ duyulu duruşundan gurur duydum. Sonra Ankara Ticaret Odası Ayakkabıcılık ve Çantacılık Komitesi Başkanı Mehmet Akbacakoğlu açıklama yaparak Yoksul ve şehit çocukları ile yetimleri sevindirmek istedikleri yönünde açıklamada bulundu. Ticaret Odası Yönetim Kurulu başkanı Salih Bezci de ayakkabı ve çantacıların yardım kararını büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirterek davranışın manidarlığını anlattı.
Antalya’nın mevcut odalarıyla Ankara Ticaret Odasını karşılaştırma yapıyorum. Hali vakti iyi güzel iş yapan, ithalat ihracatta söz sahibi olmuş sektör departmanları, önemli marka firmalar oldukça fazla ve Antalya’nın kalkınmasında, Antalya’dan kazandıklarında ve Antalya da olmanın tezahürünü ‘şükürler olsun’ noktasında mırıldanan yüzlerce firma var. Oysa Antalya bu değerlerin mırıldanmalarından öte yüksek sesle bulundukları konumları hatırlatmaları beklenmektedir.
Ankara Ticaret Sanayi Odası’na bağlı Ayakkabıcıların yaptığı davranışın Antalya da bulunan herhangi bir odamızın ya da bir kolunun bu davranış gibi, bu proje gibi adımlarını görmek ve duymak istenirdi doğrusu. Ankara Ticaret Odasının yaptığı bu proje Gıpta ile bakılan bir çalışma diye düşünüyorum.
Antalya’da marka değeri yüksek Odalarımızın insan odaklı, kalifiyeli eleman ve sektör departmanlarının işlevliği ve kalitesinin arttırılması noktasında ki planlama ve çabalarını saygıyla karşılıyoruz. Ancak bu haber bugün Türkiye’nin dört bir yanında duyuldu ve inanıyorum ki Antalya da ki Odalarımız, “Keşke biz önce düşünseydik” diye iç geçirmiş olabileceğini hissediyorum
Evet Antalya da bulunan Odalarımızın da bir çok proje ve destekleri var. Okulların açılmaya günler kala bu süreçte Odaların kapıları bir kez daha ailelerin çocuklarının başarılı bir eğitim süreci yaşaması için çalınacak. VE verilecek cevap bellidir
-Biz burs vermiyoruz’…
Ee ne veriyorsun? İki kilo bulgur, 1 kilo fasülye, 2 kilo yağ, un, pirinç, şeker… Sonra?
Evet bu sorunu çözecek Odalar değil. Devletin hükümet yöneticileri tarafından bulunacak uygun politika yollarıyla çözülmesi gereken konulardır. Ancak kalkınma da öncelikli adımların atılacağı ve atıldığı bu odalar kazandıklarını, kazançlarını, bulundukları bölgelerde yaptıkları alış verişlerin yatırımlarının dağıtımını da pekâlâ vatandaşlara sunmalıdır.
Yani buna ister ABD menşeli Roobin Hood deyin, ister bizim özümüz sözümüz Mevlana, ister Yunus, ister Evliya Çelebi…
Paylaşmak ülke ve millet olarak özümüzde, sözümüzde ve yaratılışımızda vardır. Hep bana diyen anlayış inançlı insanların günün birinde karşılaşacağı belalar ve felaketlerin de bedeli olarak karşılarına da çıkabilir korkusu da vardır. Buna Allah korkusu da denir, vicdan muhasebesi de…
Yani Ankara Ticaret Sanayi Odası’nın yaptığı okul öncesi ihtiyaç sahibi öğrencilere ve yetimlere dağıtacağı 10 bin ayakkabı millet olmanın, ülkeye hizmet verirken yapılması gerekenlerin bir tezahürü olmuştur.
Okulların açılmasına günler kalmışken Antalya’da ki mevcut marka değeri yüksek odalarımızdan bıraktık 10 bin ayakkabıyı, bıraktık yağı, unu, tuzu şekeri, öğrencilere neler vereceğini merakla bekliyoruz. Öyle 5-10-20 değil… Antalya’nın ülke sınırlarını aşacak bir adım atması gerekiyor. Antalya Ticaret Odası bile kıskansın bunu yaparken.
Umarım gerçekten eğitim, öğretime hizmet noktasında adam gibi bir proje yapılır bunu da başımızın üzerinde taşırız. Eğer hiçbir şeyin yapılmadığını görürsem de üzüntümüzü yine buradan paylaşacağım haberi olsun herkesin…