Antalyaspor As Başkanı ve Basın Sözcüsü Hasan Ali Ceylan, şu anda kulüpte en uzun süre yöneticilik yapan isim. İlerde Başkan olur mu diye düşündüğüm kişilerden. Hasan Akıncıoğlu döneminde de vardı şimdi de var. Ancak her geçen gün beni şaşırtmaya devam ediyor.
Öncelik bu takımın sportif hedefi nedir? Niye sürekli farklı açıklamalar yapılıyor.
Sezon başında ilk 6 ve kupada final hedefi dendi. İlk 4 haftadan sonra Avrupa kupaları konuştu kırmızı-beyazlı yöneticiler. İşler kötü gitmeye başlayınca önce Yusuf Şimşek hedefi revize etti. İlk 8 ve kupada final demeye başladı. Ligin ilk yarısı bitti. Bir dünya transfer yapıldı. Önce kupada final hedeflerken çeyrek finalde elendik. En önemli bir hedefimize daha yolun yarısında paydos dedik. Sonra ligde kötü gidişat devam etti. Bu sefer Basın Sözcüsü Hasan Ali Ceylan hedefi revize etti. İlk 10 diyerek açıkladı.
Ve ŞİMDİ’de Eskişehir mağlubiyetinden sonrada küme düşmemekten bahsediyoruz.
Yazık günah değil mi?
Tarihin en büyük bütçeli takımını oluştur. 30 tane transfer yap. Menajerlere para saç, ama ortada hiçbir şey yok!... Tüm bunlarada Hasan Ali Ceylan gibi karakterli bir ismin seyirci kalması akıl alır gibi değil. Halen menajer Metin Korkmaz ile Antalyaspor'un ilişkisine cevap veremediler. Bonkörce harcanan paralar yakışıyor mu Hasan Ali Ceylan gibi birinin bulunduğu yönetime ?
Hasan Ali Ceylan kendi işyerlerinde bu kadar çok yetki verdiği kişileri gönderip, değiştiyor mu. Zarara uğratıyor mu? Her gelen giden için kendine yakın birinin organize ettiği şekilde komisyon ücretleri veriyor mu? Antalyaspor’da Hasan Ali Ceylan nasıl göz yumuyor bunlara anlamıyorum...
Bir kez daha yazıyorum.. “Gerçekler Eto’o’nun arkasında nereye kadar gizlenebilecek?”
Takım düşer, çıkar, şampiyon olur. Yeniler, yener bunlara çözüm bulunur ama kulüp üzerinden birilerinin menfaat sağlamasının vebalini kimse ödeyemez. Bu böyle biline !
Öte yandan takım içinde ki teknik patron konusu kaosa doğru gidiyor. Hocanın normalinde 3 ay da kendine gelebileceği belirtildi hastaneden. Heyecan yok, stresten uzak kalması söylendi. 10 maç kalmış bir lig de hocanın süs olarak yani görüntü olsun diye oturup maç izlemesine mi katlanılacak ? Takım iyi giderse hocanın varlığı yetti, kötü giderse hoca ya doktorlar heyecan yapma dedi o yüzden kulübe de kaldı diye sineye mi çekeceğiz bu durumu ? Allah bu takımın son 10 haftasında iyi ve güzel sonuçlar almasını nasip etsin. Başka ne diyelim