Bülent Ecevit ile adeta Özdeşleşen ancak
-CHP’de artık bu işler olmayacak’ deyip de DSP’yi kurmasını incelersek CHP’yi neden bırakıp gittiğinin ötesi berisine iyice bakılması gerekiyor. Bilenler biliyor elbette. Herkes kendisine göre yorum yapacaktır. Ancak Bülent Ecevit’in CHP’li yıllarında ve daha sonra DSP’de yürüttüğü siyasette hiçbir zaman Fraksiyonlaşmış hiçbir düşünce ve sol’un uç noktalarındaki argümanlar ile iş birliğinde bulunmamıştır. Ne haberlere konu olmuştur ne de yaptığı açıklamalarda Türkiye böyle bir söylem duymuştur.
Rahmetli Bülent Ecevit CHP’nin genel başkanlığını yaptığı yılları bilen ve yaşamış olanlar şöyle geri dönüp bir bakarsa sosyalist, aşırı sol ve Devrimci düşüncenin mücadele saflarında görüş ve düşüncelerini paylaşan hiçbir fraksiyon ile Ne yan yana gelmiştir Ne de bu fraksiyon düşüncesindekileri partiye yaklaştırmıştır.
Yani herkes savunduğu ve inandığı anlayışta siyasetini yürütmüş duvar yazılarını da ona göre yazmıştır. Bülent Ecevitli yıllarda CHP’nin iktidar olabilmek için öylesine çok ihtiyacı olduğu durumlarda bile bunu asla yapmamıştır. ‘Uç’lar ile asla yan yana gelmemiştir. Aslolan millete ve memlekete hizmet noktasında yapılması gerekenler ve bunları vatandaşa sunabilmek tek amaçtı.
Ancak bugün CHP’de Bülent Ecevit’li yıllardan zerre kadar bir düşüncenin yer bulmadığı, kalmadığı eni konu anlaşılmıştır. Yani CHP kabuk değiştirmiştir. CHP’nin kuruluşundan bugüne değin geçen süreçte uzak durulan, yanından dahi geçilmeyen, kol kola girilmesi mümkün olmayan tüm detaylar artık bugünkü CHP için normal ve olağan konular olmuştur. İşte bu ‘U’ dönüş CHP’nin kaybetmeye ve ülkeye hizmet veremeyecek seviyeye gelişinin de fotoğrafını vatandaşına önüne flu bir şekilde sunmayı sürdürmektedir.
- “Birisi konuşsun da bize de konuşacak laf çıksın”dan öte bir siyaset ve ülke yönetimine dair ortaya koyulabilecek adam gibi proje ortaya koyamayan CHP artık kendi içinde kaynayan bir kazana dönüştü.
CHP’nin rahmetli eski genel başkanı ve Başbakanlık yapmış olan Bülent Ecevit CHP’nin başına musallat etmek istemediği ve gelecekte baş ağrıtacak durum olarak gördüğü ‘Uç’ sol ve fraksiyon anlayışlarıyla neden yan yana gelmediği bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. Ancak bugünün CHP’sin de her şey ‘Mübah’!..
Mesela CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, teröristleri ziyaret ettiğini söylemesi, dağdaki terör örgütlerinin uzantısı bir parti ile mecliste ortak hareket etmek gibi çabası olması, Terör örgütünde çatışmada öldürülenlere ‘Arkadaş’ demesi…
Yani sevgili okurlar siz hiç Bülent Ecevit’in ağzından böyle şeyler duydunuz mu ?
1980 öncesinde Türkiye’nin dört bir yanında her il de her gün yaşanan ölümler ile evlerde Acı feryatlar yükselirken Bülent Ecevit’in
-İktidar partisi olmasın da ben olayım’ anlayışı nedeniyle terör örgütleriyle mecliste, hastanede, definler de yan yana asla gelmemiştir. Devlet erkanı ile birlikte iştirak ettiği Şehit Cenazelerinde kendisine asla tepki koyulmamış aksine saygı duyulmuştur.
Sözün özü CHP’nin kuruluşundan bugüne değin sahip çıkılan değerler ve dengeler diye sözü edilen tüm parti tüzüğü ve uygulamalarından vazgeçildiği açık bir şekilde görülmektedir.
Bülent Ecevit ve sonrası CHP diye konuşmaya devam etmek isteyenler şimdi bu düşüncelerimizin devamına karşılaştırma yaparak dilediği tüm detayları mırıldanabilir…