Bakıyorum da son günlerde kimi meslektaşlarımız ve gazeteci dostlarımız Konyaaltı Sahilinin ve üzerinde yer alacak işletmelerin ebatlarını, metre karelerini ve boylarını yasanın çizdiği şekilde olması gerektiğini yazıp çiziyorlar. Yahu ne komik bir durum. Bizler seçim öncesinde yaşanan süreçte kamuoyunu doğru ve tarafsız bir şekilde tüm bu konudaki açılımları eksiksiz aktarırken işi saptırmayı marifet sayanlar bugün bizim yazdığımız doğruları anlatmaya başladı.
İnsana sormazlar mı Muhittin Böcek ve Mustafa Akaydın döneminde o sahilin hali ve yürüyüş yolu üzerinde ki brandalı derme çatma düğün salonuna dönüşen mekanların nasıl işletmeciliğine izin verildiğini?
Sorduk!.. Hem de çok sorduk. 10 metreden nasıl 300 metre kareye devasa iş yerlerine bu büfelerin “Hop hop tonton” misali şekil değiştirmelerinin nasıl o hale geldiğini sorduk. Ama cevap veren çıkmadı. Tıpkı derme çatma o iş yerleri gibi derme çatma platformcular pankart açıp doğru olmadıklarını bildikleri halde eylem ve tepki gösterisi yapmaya çalıştı. Bu pankart açmalarda, atılan sloganlarında tıpkı o büfelerden devasa iş yerlerine dönüşen naylon brandalı mekanların yıkılması gibi yıkılıp gittiler. Hepsi seçim öncesi siyasetin son vuruşlarıydı. Ve maske düştü kel göründü.
Gazeteci dostum yazmış. Büfeler 6-10 metreyi geçmemeli. Sahil de duşların arasında ki mesafe bilmem kaç metre olmalı v.s… Yahu Mustafa Akaydın ve Muhittin Böcek dönemlerinde sahil de ki o yaşananların ve devasa çirkinliğe dönüştüğü yıllar neden 10 metrelik büfelerin birilerine menfaat sağlandığını yazmamış? Neden duşları bilmem tel örgüydü, mesafeydi yazmamış ? Objektiflikten uzaklaşıp bayrak sallayarak duygu ve düşüncelerin köşelere taşınması, genel ve toplum menfaatlerini düşünmeden kişisel düşüncelerin kaleme alınması işte böyle geri tepmelere neden olur.
Ne diyorduk bizler, “Konyaaltı Sahiline adam gibi bir proje lazım. Avrupa da ve dünya da örnekleri bulunan sahiller gibi olsun. Naylon Brandalar ile çevrilmiş düğün salonlarına dönüşmüş, müzikholü, bar tarzına bürünmüş yerler olmadan çağdaş projeler yapılmalı” diyorduk.
Ve bu gün anlattıklarımızın aynısını daha 15 gün önce farklı söyleyip yazan, bugün bizim söylediğimiz ve anlattığımız doğruları cetvel metrekare hesabı yaparak doğrusunu anlatan kimi meslektaşlarımızın U dönüşü yaptıklarını görmekten o kadar mutlu oldum ki anlatamam. Doğru tektir ve bir tanedir. Doğruya dönüş erdemliktir. Buna asla Tükürdüğünü Yalamak denilmez. Kabul etmek de saygı duymaktır. Ne güzel ne güzel…