Çetin Osman Budak’ın siyasette ki heyecanı iş dünyasında ki naifliğini bir anda silip atan dil sürçmeleri olduğunu düşünüyorum. Dil sürçmesi diyorum çünkü
-Antalyalıyım, Antalya’da yaşıyorum bunları da söyleyebilirim”… Noktasında dile getirdikleri Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in gerçekten hatırlatma gereği hissettiği durumları doğurmuştur.
Çetin Osman Budak’ın son açıklamaları ve
-Gülmekten Kırılıyorum
Tarzı açıklamaları ve sonucunda yaptığı Antalyalıları da seviyesizleştiren açıklamaları artık dil sürçmeleri haddiyetini aşmış bir karşı tarz ve siyasetin çirkin dili seslenişlere yönelme yapmıştır.
Son olarak Çetin Osman Budak Antalyalıları üzecek bir açıklama daha yapmıştı ki yeri ve zamanı geldiği için bir de ben hatırlatayım istedim. Ne demişti Çetin Osman Budak
-Antalyalılar çiçeği Vazo da görmüştü….
Bu nasıl bir beyanattır, bu nasıl bir ifadedir, bu ne ayıp ve Antaya’yı yeren Antalyalıları yerin dibine sokan açıklamadır.
Çetin Osman Budak Başkana hatırlatmamdır. 1990-1991 yıllarında üst üste Antalya’da Avrupa’nın en büyük Çiçek Fuarı nerede düzenlenmişti?
CEVAP-Havalimanının Kargo bölümünde. Avrupa günlerce bu fuarı konuşmuş ve 1990 yılında düzenlenen fuar ertesi yıl 1991 de bir kez daha düzenlendi.
Bu fuarı kim düzenlemişti?
CEVAP-Ceyda Eren Fuarcılık… Hala daha İstanbul da görevini sürdürmektedir bu fuarcılık
Sayın Budak Antalyalılar Çiçeği Vazo da görmüştü demekle neyi kast etmiştiniz? Antalyalıların bu kültürü, bu buluşmaları ve fuarları yapamayan, böylesine antik bir şehrin ağırlığını bilmeyen, yaylanın havasını, çiçeğin kokusunu bilmeyenler anlamında mı kullanmıştınız o cümleyi?
Bence siz gerçekten genel Başkanınızın izinden gidiyorsunuz. Ya tarihi tersten okuyorsunuz Ya da Antalyalıyım diyerek bunun arkasına sığınarak gönüller feth etmeye çalışıyorsunuz.
Yanılıyorsunuz sayın Budak Antalya ve Antalyalılar çiçeği Ne Vazo da gördü, ne de sizin ayakkabı topuklarınızın ses çıkarttığı salonlarda. ANTALYALI çiçeği de, fuarları da sizin denize giren vatandaşın donu, kilotu ile uğraşmayı marifet saydığınızdan 30 yıl önce tanımış ve görmüştür.
Kimliğinizde Antalya yazıyor ancak benliğinizde ve ruhunuzda Antalyalı olamamışsınız. Önce tarihinizi, sonra bu ilin yollarını ve değerlerini ve sonra da bu şehrin hizmet ustalarına ve yöneticilerine nasıl yaklaşımda bulunulması gerektiğini iyi etüt edin.
Bu gidişle hep çırak kalacaksınız. Ustalara saygı, usta’ya hürmet, ustaya itaat saygıdandır… Eğer çırak Usta’dan fazla konuşursa hizmet verilen sektör ve arasta da o çırağı hiçbir esnaf dükkanından içeri sokmaz. Antalya’da bu duygularda bir kenttir… Hatırlatalım…