Bu tarz istifaları CHP’nin bugünkü Genel Merkez Yönetimi ve MYK de görev yapan zihniyet şunu söyleyecektir
-Zaten bizden değildi, bizim gibi olması zordu, bizim gibi düşünmemişti….
Diyerek açıklamada bulunacak. VE hatta bu tarz açıklamalar da yapılmaya başlandı bile.
Oysa Aylin Kotil’in dile getirdiği bir gerçek vardı ki o da herkesin bildiği ancak dile getirmekte tereddüt ettiği, koltuk sıcak kalsın zihniyetinde olanların sesini çıkartmadığı durumdur.
İşte o durumu Aylin Kotil bakın nasıl açıklıyor, “Gençliğimden bu yana üyesi olduğum CHP’de, menfaat ağlarıyla birbirine bağlanmış birtakım siyaset esnafına karşı bıkmadan usanmadan mücadele ettim. Ancak son dönemde bu çevrelerin tasfiyesi bir kenara; Türkiye’nin tüm renklerini, bölgelerini kuşatmasını beklediğimiz partimizin giderek belli grupların egemenlik alanına dönüştüğüne üzülerek tanık oldum”…
Yani CHP, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de anlattığı ve olması gerektiği CHP’den çok uzak demek istiyor Aylin Kotil…
Devam ediyoruz açıklamasına
Kotil, “Parti yönetiminin bu iki büyük sorunu çözmek için hiçbir somut atmadığını görmek en büyük üzüntüm oldu. Bunlardan ötürü, çocukluğumdan bu yana büyük bir sevgiyle bağlandığım CHP’den istifa ettiğimi üzülerek bildiriyorum. Yeni bir vizyon, yeni bir kültür, yeni bir liderlik anlayışı olmadan Türkiye'nin önünün açılamayacağını düşünüyorum”…
-Yani Demek istiyor ki Aylin Kotil, AK Parti İktidarı döneminde yenilgi üstüne yenilgi alınmasına karşılık hala daha genel başkanın aynı kalmasının şaşılacak şey olduğunu vurguluyor.
Aylin Kotil son olarak şöyle noktalıyor istifa açıklamasını, “Siyaseti bir anne olarak oğlum ve tüm annelerin çocukları için yaptım. Kişisel bir beklentim, hırsım yok. Gelecekte inanacağım bir hareket, ortaya çıkana dek siyasetten çekiliyorum. Herkesin yolu açık olsun, gelecek bizim”….
Gelecek düzgün ve millet için yapılan siyasettir. CHP’nin yaptığı siyaset karalama siyaseti ve belli bir zümre anlayışının etrafında toplandığı bir siyasete bürünmüştür. Ne milleti kucaklayan, ne hizmet mekanizmasında yapacaklarını somut bir şekilde açıklayıp bunu yapılabilir bir zemine koyabilen, ne de anlattığı şeyler ile yaptıkları arasında bağları birleştiren uzlaşıyı sağlayabilen konumu sağlamıştır. Anlattığı ile uygulamaya çalıştığının arasında uçurumlar yaratan bir tutarsızlığın hakim olduğu partiye dönüştüğü artık gözlerden kaçmamaktadır CHP’nin.
CHP kendi gücünü kullanamayarak, güçsüzlüğünü başka irade ve çözümsüz güçlerle ayağa kaldırmaya çalışsa da siyasi yürüyüşünde kaybettiği enerji, takati her geçen gün zayıflamakta ve parti olarak güvenirliğini de kaybetmektedir… Yakın da yeni istifalara gebe bir durum hakimdir CHP de…