CHP’de sen bunu demiştin, öteki bunu yapmıştı, o bunu söylemişti, diğeri engellemişti mevzularının hava da uçuştuğu ve herkesin
-Bakalım kavga ne zaman çıkacak’ diye bekleyenlerin beklediği gibi olduğu bir kongre yaşadı. Yani aslında olacakları belli bir kongre Semih Esen’in yeniden başkan seçilmesiyle sonlandı. Ancak Antalya CHP’sin de yine kırgınlar, üzgünler, arka kapıdan çıkartılmışlar, kürsüyü yaklaştırılmayanlar önceki seçimlerde olduğu gibi bu kongrede de bildik görüntüler olarak ortaya çıktı. Kimin haklı kimin haksız olduğundan daha çok Antalya CHP’sinin Antalya’ya hiçbir şey veremeyeceği, yapılacak hizmetlerin ise hizmetten öte işgalci bir anlayışla yönetimlere talip olma duygusu bir kez daha görüldü. İşgalci diyorum çünkü Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapmış olan şimdi mebus olan Mustafa Akaydın’ın hizmetten çok Antalya da Lay Lay Lom belediyecilik mantığı Antalyalıların zihninde silinmeyecek bir ifade olarak kaldığını düşünüyorum. İşte bu yüzden CHP’nin kendi içinde yaşadıkları ve dün çözemediği bugün çözülmesi mümkün olmayan, yarın da aynısının yaşanacağı kongreler nedeniyle CHP’nin ola ki Türkiye de çok etkin bir parti konumuna gelmesi mümkün olsa bile Antalya’nın CHP’sin de maalesef hizmete ve yatırıma dair tek bir damla ifade görülemeyeceği son kongre de bir kez daha ortaya çıkmıştır.
CHP eski genel başkanı Deniz Baykal’ın varlığı, Baykalcılar ve şucular bucular şeklinde yıllardır aynı saha içinde debelenip duran CHP de gelecek günlerde yine tozu dumana katacak beklentiler hakim olacaktır. CHP bu durumu yaşaması kaçınılmaz, çünkü her bir kongre ve her bir başkanlık seçimi, üye seçimi, delege seçimi, mahalle temsilcisi seçimi, tek bir üye kaydında bile sürekli kendiyle boğuşan bir CHP modeli ortaya çıkmıştır. Hiç kimsenin birlik ve beraberlik diyerek tek bir ses altında toplanıldığı felan da yok. Herkes bal’a parmak çalma derdinde. En büyük bal da İl Başkanlığı koltuğu ve sonrasında da milletvekili nasıl olurum derdi. Antalya’yı düşünen anlayış maalesef yok. CHP’nin bugünkü fotoğrafı budur. Eğer ki benim bu düşüncelerim böyle olmamış olsaydı kongre salonunda ne absürt ne tek bir ses çıkardı, ne de başkanlar arka kapıdan çıkartılırdı. Durum böyle olunca Ee haliyle vatandaş bu çirkinliği ve uyuşmaz lığı görünce elbette ki kararını bugün son 15 yıl da Türkiye’yi baştan başa hizmet ağları ile ören ve Antalya da hizmet yağmurunu sürdüren AK Parti’yi desteklemesi kaçınılmaz oluyor. Vatandaş artık gördü. Hizmet nerde oy oraya. Son 15 yıldır da bu böyle devam ediyor. Gelecek yıllarda da CHP böyle gergin ve yumrukların hava da uçuşturduğu kongreleri ile kendini yiyip bitirirken ülke Demir ağlarla örülmüş, köprüler tamamlanmış, yeni tüneller ve dev projeler Avrupa’ya kafa tutar olmuş bir ülke kararlılığı ile emin adımlarla yürünmeye devam edecektir.