Ülkemiz de sosyalist ve devrimci partiler mevcut. Her ne kadar da aldıkları oy oranları yüzdeleri düşük sonuçlansa da Sosyal Demokrat zihniyetin kapısını çalmadığı partilerdir. Renkleri, dilleri, hedefleri, mücadele alanları birbirini tutmadığından bir araya gelmeleri de oldukça zordur. Zaman zaman ülke bekası adı altında feryat figan durumlarda ‘Ortak hareket ediyor muşlar gibi” davransalarda birbirlerinin siyaset anlayışı ve politikaları nedeniyle pek tasvip etmezler. Hatta yeni kurulan Vatan partisi de bunun içinde. Her ne kadar da İşçi Partisi söylemlerini bir kenara bıraktığı düşüncesini savunuyorsa da oy toplamak için parti amblemi ve flamasında bu durumu gizleme mevzuları açıkca görülüyor. Yani taktik aynı taktik. Vatan elden gidiyor… Bu söylemi yapan din simsarları başta olmak üzere, ben en iyisini söylerim diyen siyasetçi de yalan söylemiştir.
Bakın CHP son 12 yıldır yıkılıp yıkılıp ayağa kalkamaya çalıştığı seçimleri geride bırakıp yeni bir seçime daha girecek Haziran ayında. CHP de farkında uyguladığı parti içi siyasetinde ki tutarsızlık ve adamına göre muamele yapmanın yüzünden içten içten gücünü yitirdiğini. Bunu bildiği için tek başına seçimlerde yürüme endişesi yaşıyor. Kimi çağırıyor DSP’yi çağırıyor. Gelsinler diyor. Güçlü olduğunu düşünerek daveti kendi yapıyor. Hatta flama ve logo değişikliği bile öneriliyor.
DSP’nin kerhen de olsa bu durumu düşünmesi CHP’nin kaybolduğu engin Denizi geçme kulaçları karaya ulaşmasına yeterli gelmeyecektir. Çıkar ve hesap kitap peşinde olanlar ve memlekete hizmet duygusunu ön plana almayıp koltuk derdine düşenlerin kaosa dönüştüreceği bir CHP seçimlerde boy göstermeye çalışacak. Maya yine tutmayacak önceki dirsek teması içinde olma buluşmalarında olduğu gibi. Hükümeti yıkma plan ve programların dışında olduğunu söyleyen CHP artık anladı ki vatandaşın yani milli iradenin verdiği onayladığı kararı bu yollarla delememekte. Şimdi
-Gel Kardeşim’ mevzuları ile partileri yanına çekmeye çalışıyor. Rahmetli Bülent Ecevit’in koşar adımlarla bırakıp gittiği ve arkasına bakmadığı CHP ye DSP’liler onlarca yıl yüzüne bakmayan CHP ile yan yana nasıl gelebilir düşündürücüdür. Bu tamamen vicdan meselesi ve hesap kitap işidir. Madem CHP de olunacaktı neden SODEP ve SHP kurulmuştu ? Madem CHP ye göz kırpılacaktı neden DSP kuruldu? Sosyalistler ve Devrimci Partiler bu ülkenin tek sevdalısı olduklarını söyleyip durduklarında CHP neden bu mücadele ruhunu hiç koluna takmamıştı?
Çünkü hesap başka. İktidara geleyim de kimin sırtına basarsam basayım. Yeter ki o koltuğa oturayım. İşte Devrimci ve Sosyalist cenah bunu bildiği için CHP’nin sadece ayar mevzularında yan yana olma fotoğraflarında görüntü vermiştir. İnanan ve gerçek sosyalistler ve devrimciler CHP nin ne siyaset anlayışına ne de uyguladığı yönteme destek vermemiştir. Vatan Partisini niye çağırmıyor CHP? Neden DSP?
DSP yıllardır yerel yönetimlerin meclis sıralarında olmak için mücadele verdi o zaman CHP nerdeydi? DSP tek başına seçimlere girerken CHP nerdeydi? Anca mı CHP’nin aklına geldi DSP?
CHP’nin siyaset anlayışı bu işte. Tek başına yürüme ve Tek başına iktidar olma konusunda hep kendini düşündüğü için hiçbir zaman iktidara gelememektedir. Antalya CHP’sinde de koltuk ve sıralama konusunda birbirlerini çekiştirmeye başlayanlar yer bulamadıklarında bakın siz o konuşmalara ve yapılacak beyanatlara. CHP yalnızlık korkusu yaşıyor. Sosyalist ve Devrimci anlayışta siyaset yapan partiler mi? Onlar hep yalnız ve tek başlarınaydı. Hiçbir zaman CHP’ye ve CHP siyaset anlayışına muhtaç olmamışlardır. Onlar yalnızlıktan felan da korkmazlar. Hesapsız kitapsız seçime gövdeleriyle girerler ve aldıkları oy oranıyla kimliklerini ortaya koyarlar.