Türk Siyasi tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verenler aileden gelen bir geleneğin devamı niteliğinde tercihlerini sandığa yansıtılmıştır. Bugün de artık bu gelenekler hem yeni kuşak hem de bu geleneğe körü körüne bağlı kalanlarca bir bir terk ediliyor. Çünkü yapılanları gören bir göz var. Ama yapılanları inatla görmezden gelen gözlerin de artık gerçekleri görmesi isteniyor.
AK Parti’nin iktidarı boyunca ülkeye yapılan hizmet yatırımları başta olmak üzere Türkiye’de ki değişim hareketinin net fotoğrafı maalesef çirkin ve rezil üsluplarla fululaştırılmak istendiği gayet iyi görülmektedir. Ana muhalefet görevini üstlenmiş bir CHP iktidara geldiğinin sadece 1 döneminden sonra hiçbir iktidar olmuş iradeyi kabullenememiştir. Hatta iktidar olmuş DSP’yi bile hazmedememiştir. Hala daha bu hissiyat sürmektedir. Ne DP’ye tahammülü olmuştur, Ne DYP’ye Ne de ANAP’a… Şimdi de güçlü bir halk desteğini almış AK Parti’ye karşı kabullenememe hastalığını sürdürmektedir. Deve altında buzağı aramaya kalkışanlar ne altta ne üstte bir şey bulamamıştır, bulduklarını sandıkları şeyleri de kendileri uydurmuş ve o yalanlara kendilerinden başka da inanan olmamıştır. İşte ülkemizin sadece birkaç bölgesinde oy almış CHP’nin ülkede ki durumu budur. Salt olur olmaz açıklamalar ve günlük gelişmeler üzerinden popülist siyaset üretilmesi CHP’yi hepten küçültmüş muhalefetteki gücünü de düşürmüştür. AK Parti bugün ülke vatandaşlarının tercih ettiği bir siyasi parti olup vatandaş istediği sürece bu hizmet kadroları görevine devam etmeyi sürdürecektir. Ancak CHP konuşacak fakat yine boşa konuşacak. Yani bu anlayış ve birilerinin, kurumların, menfaat üzerine kimi partiler ve ideolojiler ile görünmeyen koalisyonların sırtına basarak hiçbir zaman iktidarlık getirmeyecektir. Bu millet de böylesi bir siyasi propaganda yürüten CHP'nin iktidarlığına da izin vermemektedir. Hatırlayın bir Cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdi ülkemiz. En net fotoğraf ve cevap bu süreçte açık seçik görülmüştür.
Ülkenin içinde bulunduğu durumdan fırsatçılık yaparcasına tüm bu yaşananların üzerinden yürütülen siyaset CHP’nin kendi içinde de yara almasına neden olmuştur. Türkiye’nin son 40 yılını yakından görmüş olan orta yaş ve üstü yaş kuşağı CHP’nin Türkiye’yi müreffeh ülkeler seviyesine çıkarabilme yeteneğinin olmadığına ve güçlü bir parti politikasının bulunmaması nedeniyle tümden terk etmiş hizmetin ustalarına, hizmetin partisine destek vermeyi sürdürmüştür. Her geçen gün yakın zamanda tamamlanan genel seçimler sonrasında yüzde artışları yukarıya doğru gitmektedir. Bugün başka bir parti iktidar olsun CHP onu da kabullenemeyecek ve istemeyecek. CHP sadece benim olsun, ben olayım, ben yöneteyim benden iyi bilen yok anlayışında siyaset yaptığı sürece siyasi zafiyetleri, yenilgileri yaşamaya devam etmesi kaçınılmaz olacaktır.