Bundan haftalar önce CHP il başkanlığı ve yönetiminin başına gelecekleri konusunda anlattıklarımızı bir bir söylemiştik. ‘Hadi Ordan’ diyenler oldu, “Ceketini alıp gitmeyecekler” konusunda ‘Kimse Kılını Kıpırtamaz’ diye hayıflananlar oldu. Aha da yazdıklarımız ve anlattıklarımız ortaya çıktı.
Özellikle Cumhurbaşkanlığı sonrasında yaşanacakların dağda ki çoban kardeşimin bile fark ettiği konu aynen gerçek oluyor. Önce yönetim de muhalif sesler yükseldi. Ardından yönetimdeki CHP kadrolarından istifa ardından parti üyeliklerinden kopmalar ve başka partilere ve özellikle AK Partiye katılımlar ve sonrasında da Antalya’nın CHP’sinde tükenişe varan partinin kapısına masaların yığılması, isyan eden partililerin haberlerine kadar gitti olaylar…
Ne söylediysek ve ne olacağına dair yaptığımız yorumlar ve iletiler üzerine söz etmişsek hepsi oldu.
CHP batsın mı? Asla böyle bir şey olmasını istemeyiz. Türk siyasetine damga vurmuş, ‘Elini kessen başka partiye oy atmayacak” duygu da ağabeylerin,amcaların, dayıların bir arada olduğu parti olmuş CHP’nin böylesine yüzüstü düşüşüne kimse razı olmaz. İktidar ve hükümet dahi bunu istemez aslında. Çünkü bu ülkenin adam gibi muhalefet yapacak partilere ihtiyacı var. Hükümet yöneticileri de bu konuda sürekli bu konuda CHP’nin muhalefette olmasını, bulunmasını istemiştir.
Antalya’da yaşanan 30 Mart yerel seçim depremi, Ekmelettin İhsanoğlu yıkımı, parti yöneticilerinin büyük bir kırgınlık ve isyanla kopuşları aslında sıra sıra yapılan parti yönetimin hatalarından kaynaklanan zincirdir.
Ön seçim olacak dediler ‘Hayal Oldu’… Ceketimi Alır Giderim diyen bir il başkanı ‘O da hayal oldu’… Sizin dediğiniz gibi değil bizim anlattığımız gibi dediler ‘O da yalan Oldu’… Yani en sonun da dediğimiz CHP İl Yönetimin Başı Devrim Kök’ün yaşanan onca gelişmeler sonrasında genel merkezden gelecek bir haberle görevden alınacağı haberi uçacak ve Devrim Kök’de bunun üzerine ‘Olağanüstü Genel Kurula’ gidiyoruz diyecek ve kendini aklandırmaya çalışacak’ demiştik. Ve aynen dediğimiz gibi oldu ve süreç de böyle işliyor. Şimdi CHP’nin yeni sürücüsü, ön tekerleği, partiye kan, can, dava olacak isimler ortaya çıkıyor. Keşke bunların hiç birisi olmasaydı!... Keşke Devrim Kök ‘Ceketimi Alır Giderim” dediği zaman gitmiş olsaydı!... Keşke Ön seçim yapılarak CHP’nin kimliğine ve özlüğüne yakışan bir seçim çalışması yürütülmüş olsaydı?... Hiç biri olmayınca umutlar her geçen gün tükendi ve eriyip kaybolup gitti.
CHP yol haritasını yeni bir başkan ile çizmeye hazırlanıyor. Adaylar, isimler, öncüler… İzleyip göreceğiz. Anlattıklarımız söylediklerimiz haftalar önce yazıp çizdiğimiz gibidir. Kimseyi yermeden, incitmeden, kırmadan yazdıklarımızdı. Üzülenlere, kırılanlara, göz ucuyla tuhaf tuhaf bakanlara selam olsun…