Büyükşehir’in küçük hizmetleri yaparak vatandaşa devasa işler yapmış gibi gösteren eski Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, yine o bildik çirkin yanını ortaya çıkardı. Nedir bu Akaydın’ın çirkinliği, Seçimlerin sayım yapıldığı günü Dışişleri Bakanı sayın Mevlüt Çavuşoğlu ilçeler de yapılacak açılış ve bir takım programlara katılmak üzere basın otobüsüyle uzunca bir süre yolculuk etmiş ve o akşamı eni konu gazeteci büyüklerimize, ağabeylerimize, yazar çizerlere anlatmıştı.
Bakan Çavuşoğlu’nu pür dikkat dinleyen gazeteci meslektaşlarımız ikinci bir soruyu dahi sorma gereği hissetmemişti anlatılanlardan sonra. Bakan Çavuşoğlu tıpkı Akaydın gibi seçim akşamı adliye de bulunmuş olup, farklı düşüncelere algı oluşmaması için ‘Kırmızı Çizgileri’ Seçim Kurulu Başkanına dahi sorarak ziyaretini gerçekleştirdiğini anlattı. Akaydın ile iki kez karşılaşan Bakan Çavuşoğlu birbirlerine hayırlı olsun dileklerin de de bulundu. Mevlüt Çavuşoğlu yanlış anlaşılmaması için adliyeyi erkenden terk etmiş ve bunun üzerine Akaydın seçimi kaybedeceğini anlamasıyla birlikte telefon mesajlarına sarılmış ve oyuna sahip çık moduna girerek herkesi galeyana getirmiştir.
Sonrasını Antalyalılar biliyor zaten. Konuş babam konuş. Yalandan kim ölmüş. Oy çalınmış, fazla sayılmış, eksik sayılmış…
Sayın Akaydın tarzınız ne Antalya’nın üslubuna, ne de Antalya’nın naif yapısıyla hiç örtüşmemektir. Benden daha çok uzun süre bu şehrin havasını solumuşsunuz ancak memlekete hizmet etmek için değil, farklı amaç ve emeller için yıllarınızı geçirmişsiniz. Derdiniz ne üniversite rektörlüğü, ne de ilim, bilim…
Size hiç kimse düşman değil bunu bilesiniz. Kendi kendinizle düşmansınız. Kaldı ki bu şehir hiç düşman değil çünkü yaptığınız hizmetler, açtığınız yollar, kavşaklar, statlar, spor alanları, dev projeler için inanılmaz size minnettarlık duymakta. Seçimi kaybetmenizin sizde ki kuyruk acısının sesi taaa Bağdattan geliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’i taklitçilikle suçlarken önce siz kendinize bakın. Saidi Nursi’nin kitabı baş ucu kitabım derken kimi taklit etmeye çalıştınız? Sizin sosyaliszliğiniz de, devrimciliğiniz de, solculuğunuzu da bu ifadenizden sonra tartışılmaya başlanmıştır kendi düşüncelerinize sahip çevrenizde. Söylemleriniz ve açıklamalarınız arasında Antalya için tek bir proje ve yapacağınız hizmet beyanatı yok. AK Parti iktidarı ve genel merkez, Başbakan hatta Cumhurbaşkanına atıf da bulunmak sizin saldırı kaynağınızı oluşturuyor.
Nafile çabalarınız. Önce mahkeme de 36 dosyanızın hesabını vereceksiniz. Bu şehir sizden çok çekti. Bir daha da sizi görmek istememekte. Bunun için bir kez daha millet iradesi size gereken cevabı verecektir. Sizi ciddiye almayan bir kitle var. Ancak siz yenilgiye doymayan güreşçi misali ‘yane döne’ eski taktiklerle ilerlemeye çalışıyorsunuz. Bu millet o hatayı bir kez yaptı. Bildiğiniz hiçbir şey yok. Bildiğiniz tek şey ülkenin bekası ve huzurunu nasıl bozulur onunla uğraşmak. Antalya buna izin vermeyecektir. Bu millet dün nasıl iradesini sandığa yansıtmışsa yalan dolanlarınızı bir kez daha sandıkta cevabını verecektir.