Türk filmlerinde ki varlık ve yokluk görüntülerini hepimiz izlemişizdir. Özellikle zengin oğlan, fakir kız, ya da fakir oğlan zengin kız… Bir de o dönemin sosyal yaşamını gözlerimizin önüne getirsek ya da bilgisayarınızın bir tuşuyla o yıllara ait filmleri izlerseniz Devlet olmanın büyüklüğü ve yüceliği, hükümetin gücü ve yapabildiklerini… Tek tek irdeleyip sorgulayabilirsiniz bugüne bakarak.
Bugüne bakarak o yıllarda ki hükümet yönetimlerinin devletin gücünü ne kadar zayıflattığını da görebilirsiniz.
Bugün Türkiye Cumhuriyetinin ne kadar büyük bir devlet olduğunu daha iyi görebiliyor ve Dünya’nın dört bir yanında sesimizi yüksek sesle çıkartabilmenin ve o ülkelerde başımız dik dolaşabilmenin gururu…
Hainlere, bölücülere, fırsatçılara, kumpasçılara, ülkesini ayaklar altına alırcasına yayın yapan, romancılar, karikatüristler, şarkıcılar, türkücüler vs tüm şer güç odakları büyüyen ve adımlarını her geçen gün büyük atarak koşmaya başlayan ülkemizin yönetim mekanizmaları Büyük Türkiye’nin resmini çiziyor.
Yağ kuyruğuna girdiğim günleri unutmak mümkün değil, çay yok, tüp 3 ayda bir bakkala gelir adını yazdırmışsan aylar öncesinden tüpünü alabilirsin. Yoksa bahçe de saç ayağında yemek yapmaya devam. Yakıt bulmak ne mümkün. Karne ile…
Bugün feveranlık yapıp Dün’ün Türkiyesini görüp yaşamamış ve o günlerin karmaşasından beslenmiş zihniyet o günlerin geri gelmesini istemekte.
Sapanla, taşla, esnafın camını penceresini kırarak bunu yapmayı marifet saymak mümkün değil. Evet eylem, evet propaganda, evet slogan, evet özgürlük ve hürriyet, evet evet evet ama Ya Türkiye?.. Türkiye artık büyük bir ülkedir. Son 13 yıldır ülkemizin özlemle baktığı bilim, teknoloji, ilim, çağın gerektirdikleri, denizin artından fersah fersah yol alışlar, yeni boğaz köprüleri, yeni tüneller, yeni istihdam ve üretim alanları…
Bugün her sektör de aynı sancıdır. Dün olduğu bugün de işçinin ve memurun yaşadığı aynıdır. Rahat ve müreffeh bir hayat istenmektedir.
Türk siyasi yaşamının ilk günlerinden günümüze kadar gelen süreçte siyaseti kimin yaptığına bir bakın. Ağalar, dayılar, yeğenler, amcalar, onlar, bunlar… Dün siyasete katılım daveti yapmayarak gençlerin önünü tıkamış zihniyet son 13 yıl da Türk siyasetinde ki değişim ile yeni vizyon ve misyon yol haritalarını çizdi.
Dün yapılan siyaset yolculuğunun rotası ve işleyiş şekli bitmiş ve çürümüştür. 50 yıllık siyaset kafasıyla Türkiye yönetilmemektedir ve gelecekte de bu böyle olacaktır. Yeniliğe açık ve Avrupa’nın artıkları ile mutlu olmayan bir ülke konumundayız artık. Hatırlayın ülkemize giren ilk telefonları. Adamın kafasına atsanız hastaneye kaldırılırdı. Şimdi Avrupa ile aynı anda bu teknolojiyi yakalıyoruz. Araba, ev, yeni iş ve istihdam alanları, beğenene iş, beğenmeyene de iş.. Seçim senin. Nerde bizim yıllarca işsiz dolaştığımız yıllar. Daha kolay iş bulunsun diye kalifiyeli elaman yetiştiriliyor ve üstelik üzerine bir de para veriliyor. Tıpkı Avrupa gibi. İşsizlik maaşı alınıyor. Yazacak o kadar çok şey var ki. Şükürler olsun bugün Türkiyemin büyük gücünü büyük bir onur ve gururla her yerde hissediliyor. Avrupa da ve Dünya da sinmiş ve pısırık bir sessiz işini kovalayan değil artık kendisine danışılan ve önemli masalarda görev verilen ülke insanlarımızı görüyoruz oralarda. Alman Polis Teşkilatında Türk kökenli polis de var, Fransızların sağlığını takip eden doktorumuz da.
Devlet olmanın gücünü hayal edip onu yerine getirebilmek ve onunla gurur duymak böyle bir şey… Ne güzel ne güzel…