Dokuma Fabrikasında yapılan onlarca basın toplantısı yapıldı. Yüzlerce konu tartışıldı. Binlerce görüş öne sürüldü. Ve gelinen nokta Antalya’ya vefa kucaklaşmasına dönüştü. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün ilk belediye başkanlığı görevine başladığı 2009 yılında dönemin Başbakanı ve bugün Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan R.Tayyip Erdoğan’ın bizzat
-Dokuma konusu derhal çözülsün”
Talimatı sonrasında müthiş bir süreç başladı. Avukat olan Hakan Tütüncü’nün bu süreçte Dokuma alanının yine Antalyalılara kazandırılması noktasında verdiği çaba ve büyük fedakarlığın boyutunu yakından görünce değil omuz vermek, değil el uzatmak konuya gövdemizle girmek gerektiğini daha da çok hissettim.
Önceki yönetim tarafından akla hayale gelmeyecek bir projelendirme ile devredilmeye çalışılmış bir Dokuma Fabrika alanı gelecekte alternatifi olmasa da yapılacak çalışmalar ve projelerle Expo ile boy ölçüşecek bir girişim olarak görüyorum.
Dokuma Fabrika alanını dolaşırken o devasa yapı içinde ki Yaşamın ne olduğu konusunu şöyle gözlerimi birkaç saniye kapattığımda film şeridi gibi geçiverdi. Kadir İnanırın fabrikadan çıkan sevgilisini beklerken izlediğimiz fabrikalı filmler!... Cüneyt Arkının bir fabrikada bölüm şefi olduğu filmler…
O birkaç saniye de 1-2 saat süren filmler şerit gibi gözümün önünden geçti. Çalışan fabrikalar, Hülya KoçYiğitli işçi kadınların çalan siren sesiyle paydos verdikleri kareler…
Ben filmlerde yaşadım gördüm. Bir de o fabrikanın gerçek alın terini akıtmış olan şefleri ve muhasebecileri de yanımızda bulunduğunu öğrenmem heyecanımı daha da arttırdı.
Dev fabrika alanını dolaşırken attığım her bir adım da hissettiklerim geçmişte kalkınma hamlesi başlatan ülkemizin dört bir yanında çalışan makinelerin sesini kulaklarımızı tırmaladı. Sonra Dokuma Fabrikasında yapılan en kalitelisinden pamuklu dokuma kumaşlar.
Savaştan geri kalan ganimet gibiydi her bir kumaş parçası. Boş fabrika içerisinde kalmış olan birkaç makine ve techizat kulağımıza deniz kenarında koyup denizin sesini dinlediğimiz istiridye kabukları gibiydi. Dokundum, hissettim ve yaşadım…
Dokuma da çalışmış işçi ağabeyler, anneler, ablalar, teyzeler ve halalar, amcalar… Önümüzde ki günlerde yıllarını verdikleri fabrikaya davet edilecekler. Ve inanıyorum ki o muhteşem işçiler, fabrikanın emektarı insanlar esas filmin oyuncuları olarak yıllar sonra fabrikayı ziyaret edecekler. Bir dönem ülke kalkınmasına ivme kazandırmış olan ustalar, usta eller…
Dokuma Fabrikası bugün Kepez Belediyesi ve değerli Başkanı Hakan Tütüncü ile burada gözü olanlara, göz koymak isteyenlere, oldu bittiye getirilmeye çalışılan anlaşmaların karşısına dağ gibi durduğunu gördüm. İyi ki bu çabanın içerisinde bulunulmuş. İyi ki de yola çıkılmış ve bugün geçmişine sahip çıkılması gerektiği nokta da her değere uzanılma gayreti gösterilmiş.
Bu şehrin sahibiyiz deyip sonra da deniz kenarından çıkmayı zul gören, yaylalarından inip sıcağından kaçanlar. Dokuma İplik Fabrikası Antalya’nın ve Antalyalıların bu şehirde yaşayanların. Yani bizim ve bu şehri seven herkesindir. Dokuma alanı Antalya’yı uçuracak heyecan yaratacak ülkemizin arayıp da bulamadığı ve özlemini duyduğu nostalji ve tarihini hatırlatacak eşsiz bir mekana dönüşecek.
Çok değil Ekim-Kasım aylarında Dokuma İplik Fabrikasında ki o saygın ellerin üretime katkı verdikleri her bir bina, her bir yol ve bahçe, her bir idari alan yeniden o günleri yansıtan fotoğraflar ve görselliklerle geçmişimizi kurtaracak. Evet biz Türklerin, Anadolu insanının sahip olduğu tek değer kültür ve tarihtir. Dokuma İplik Fabrikası da bir tarih ve geçmişimizdir. Babalarımızın, analarımızın ev kurup aş kaynatılmasında alın terini kazandığı bir alandır Dokuma İplik Fabrikası.
Bunun ötesinde acıların, sevinçlerin paylaşıldığı film platomuzdur.
Bu fabrika film platosu. Bir düğün bahçesi, bir coşkunun ve üretimin yaşandığı herkesin aziz hatıralarının bulunduğu bir yerdir. Antalya tarihini antik çağ yaşantılarını iğne ile kuyu kazarak ortaya çıkarttığı değerlerin çok çok üzerinde bir değerdir Dokuma İplik Fabrikası. İçinde yok yok olacak. Antalyalı neyi özlüyorsa, neyi merak ediyorsa, tarihi ve geçmişiyle kucaklaşmak istiyorsa işte Dokuma İplik Fabrikası. Sahip çıkanlardan, bu davaya inanıp yola çıkanlardan, elini uzatıp da bir tutam da tuz bu çorbaya benden diyen herkesten Allah razı olsun. Hakan Tütüncü Başkan bir sevap işliyor ki dua da az gelir, teşekkür de. Emeği geçen herkese binlerce teşekkür. STK ve bu projeyi takip eden değerli fikir adamlarına da ayrıca teşekkür ediyorum. Dokuma İplik Fabrikası Antalyalılarındır. Eserine ve geçmişine sahip çık Antalya!..