15 yıl önce Kültür Sanat ve Tiyatro faaliyetlerini takip ettiğim yıllarda Güneydoğu’nun büyük bir bölümünü görmüş ve bölge insanının yaşantısına tanık olmuştum. O yıllar da Ağrı ilimizi de görme fırsatı bulmuştum. Henüz çok da büyük yapıların bulunmadığı teknolojiyi yeni yakalamaya başlayan genişlemeye müsait şehrimizi uzun bir aradan sonra yeniden görme fırsatı buldum.
Yapılaşmanın biraz arttığı ancak düzen ve kural’ın neredeyse hiç olmayan bir şehir havasına bürünmüş olarak gördüm. Trafik kuralları, oto park yetersizliği, sıkıştırılmış yaşam alanları, insanların şehir merkezinde hep aynı eskimiş yerler üzerinde geliş gidişler. Elbette ki bu modern hizmeti verecek olan Yerel yönetim. Görünen o ki Ağrı da yerel yönetim, belediye ve şehre hizmetleri ve dev projeleri ile dokunacak bir makam, bir hizmet insanı, yönetim, yönetici yok. Şehir kendi halinde. Yasa ve düzenin uygulayıcıları devletin kurumları büyük bir cesaret ve kahramanca görevlerini yerine getirmekte.
Ağrı’nın yeniden toparlanmaya başladığını görüyor olmak önce dinlediğimiz müziklerin melodi ve sözlerine yansıyor. Şehrin sokaklarında artık insanlar batı ile entegre olmanın kimseye bir zarar getirmeyeceği görüşünü volümlerini açtığı müzik seslerine Tarkan’ın şıkıdım şıkıdımından, Soner Kabadayı ve diğer Türkçe pop müziklerine yansıttıklarını gördük. Kürtçe ve Türkçe müziklerin birlikte aynı cd içinde yer aldığını görmek de olumlu bir gelişme.
Bu gelişmeyi insanların mutluluğu ve hak ettikleri insanca yaşama da yansıtılması kaçınılmazdır. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ağrı ile Kardeş şehir olmanın paylaşımını Patnos Belediyesi ile yürütülecek olan çalışmalarda kendisini daha çok gösterecek. Antalya’dan oturduğun yerden
-Ne işimiz var bizim Ağrı’da diyenlere cevap kalkıp oralara giderek bu cesareti ortaya koyan hizmet adamlarının yaptığı anlamlı ve bir o kadar da muhteşem kucaklaşmaya saygı duyması gerekiyor. Ağrı’nın canlanması ve ayağa kalkışına devlet ve millet olarak omuz vermenin yanında buralarda gönül köprüleri kurarak bizlerle kucaklaşmanın mutluluğunu yaşayan vatandaşlarımızın sıcaklığını hissetmemek ihanetin ta kendisi olur.
Ağrı’nın dört bir yanına dağılmış olan Antalya’dan kardeş şehir Ağrı’ya gidenler bu ziyaretin ne kadar manidar ve anlamlı olduklarına tanıklık ettiklerini düşünüyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in vakur, kararlı ve bir o kadar da bilinçli yürüttüğü çalışmalar meyvelerini kısa sürede verecek.
Taaa Ağrı dediğiniz yer uçak ile 2 saatlik mesafe. Taa Ağrı dediğiniz yer medeniyetin ilk yolu, Anadolu’ya ilk giriş kapısı, Anadolu ruhunu ilk batıya ulaştıran kapı. Şimdi ilkleri Antalya Büyükşehir Belediyesi Patnos ilçesinde yürütülecek çalışmalar ile bu büyük organizasyonun ve kucaklaşmanın altına imza atacak. Başkan Menderes Türel’e gösterilen ilgi ve sevgi görülmeye değerdi. Yaptığı konuşmalar ise büyük bir dikkat ile dinlendi, verdiği mesajlar defalarca alkışlarla kesildi.
Öte yandan Ağrı Valisi Musa Işın ise, “Antalya Büyükşehir ile Ağrı kardeş ilan edildi. İnşallah bu kardeşlik hep devam edecek. Antalya’da bizim, Ağrı da, Ankara da, Diyarbakır da bizim. Ahmed-i Hani de bizim Ahmet Hasaki de bizim. Biz bugüne kadar hepsinden beslenmişiz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik hep devam edecek ve kimse buna karşı duramayacaktır” diye verdiği mesaj insanın tüylerini diken diken eden durum olmuştur.
Türkiye’nin neresine gidersek gidelim bu hissiyat tüm illerimiz de Antalya’dan aynı şekilde yükseleceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Biz Anadoluyuz, Çanakkaleyiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Ağrı ziyareti organizasyonun da yaşananlardan öne çıkan en önemli konu Dokunmazsan hissedemezsin, Hissedemezsen yaşayamazsın. Antalya’dan Ağrı’ya giden 200 ‘e yakın kafile de yer alan herkes bu duyguyu en ince ayrıntısına kadar yaşadığını düşünüyorum. Dokunduk, hissettik, yaşadık… Ne güzel Ne güzel…