1980 12 Eylül Askeri Darbe sonrası siyasetin ülke genelinde çok partili demokrasinin sürdürülmeye başlanmasıyla birlikte ANAP (Anavatan) partisin de öncekilere göre farklı bir siyaset anlayışı ile sahaya inen merhum Cumhurbaşkanı ve Başbakan Turgut Özal uyguladığı politika, yatırımlar, projeler ile Türk siyasi tarihinde 10 yıl yoğun bir mesai harcadı. Türk sinemasından, tiyatroya, moda’dan, aktüel ve magazine kadar 1980 ve sonrası dönemlerinden farklı bir yaşam tarzı hayatımıza girdi onun döneminde. Ülke kalkınmasında harcanan yoğun mesailer, hızla tamamlanması gereken projeler ve yatırımlar… Derken Turgut Özal dönemi diye anılacak bir nesil o yıllarda model olarak ortaya çıktı.
2000 li yıllara gelindiğinde gençlik sürekli sorgulandı. Gençlik, nedenler, niçinler içinde sorularla boğulmaya başlandı. Durağan bir gençlik…
Ve ailelerin, büyüklerin söylemlerine dolanan şu söz
-Bizim zamanımız da biz böyle yapardık, biz böyle konuşurduk, biz böyle çalışırdık
İşte Özal Dönemi içinde ve o dönem sonrasında ki yaş kuşağına mırıldanmaların çoğu bu söylemler ve ifadeleri dinlemekle geçmiştir. Oysa sorun o yılların genç kuşağında değil, değişen dengelerin, yaşanan darbe girişimlerinin bir etkisiydi. Susturulmak istenilen bir gençlik. Çeşitli caf caflı yenilikler ve renkli ışıklarla süslenmiş yanıltıcı bir hayat adeta Hayal Beldesi bir yaşam misali...
O günden bugüne o yılların ağır baskısı, gizlenen enerjinin merkezi gençlik ergin yaşlara ulaşmas, evlenip yuva kurulmasıyla aile olmanın, çoluk çocuğa karışıp genç yaşta dede ünvanına sahip olmasıyla birlikte geçmişi en iyi analiz etmiş bir kuşak olarak günümüze gelmişse de bugünün gençliği bilim, bilişim ve teknolojinin göbeğinde her şeyin farkında ve gördükleriyle, birebir yaşadıklarıyla konuları değerlendirerek gençliğin ve genç olmanın sağ duyu hissiyatının tam içinde yer almıştır.
Bugünün gençliği yıllar sonra, tıpkı anne ve babaları gibi Aile kurup, torun torbaya karıştığında kendi zamanı için Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemi gençliğinden geldiğini koşulsuz ifade edecektir. Son 15 yılda ülke siyasetinden, sanatına, sinemasına, genç olmanın yaşamına damga vuracak hele hele darbe kalkışımı gibi iğrenç bir olayın tam da merkezinde bulunmanın ve buna karşı koymanın yüce duygusunu gururla anlatacaktır. Turgut Özal Dönemi gençliği bugüne kadar geçen süre de konuşturulmamış, susturulmaya çalışılmış, sisteme entegre edilmeye çalışılmışsa da o yılların gençliği dün yaşatılan bu sistem uyuşturulmuşluğunu geleceğine asla entegre etmemiştir. İşte bu yüzdendir ki bugünün gençliği yaşadıklarını ve gerçekleştirdiklerini yıllar sonra Recep Tayyip Erdoğan dönemi gençliği diye hep anacak ve gururla hatırlayacaktır. .