Hayatın da görmediğin hizmetleri alıyor olmak ve bu hizmetleri geçmişte görme ihtimalin dahi yokken kuyruklarda ve günlerce sıra da beklenilen günleri unutup popülist söylem ve davranışlar içerisinde bulunuyor olmak “Savunduğum düşünce budur. Benim gördüğüm ve görmek istemediklerim doğrudur” demek ‘Kafayı kuma gömen Deve Kuşu’ndan farksız bir durumdur.
Bugün özellikle bu söylemleri muhalefet milletvekili, meclis üyeleri, diğer partilerin işadamları, üreten, tarlası, yatı, katı, sermayesi olanların çoğunun bulundukları yerin akışı nedeniyle bir takım karşı söylemlerde bulunan kesimdir. Muhalefette bulunan, ya da işi siyaset olan işadamlarının, banka da milyon dolarları bulunan, ya da gelecek 50 yılını garanti altına almış olan sermayedarlar, bugün yürütülen hükümet programlarıyla iş hayatlarını garanti altına aldıkları da çok iyi bilinmektedir. Dokunsanız ‘Battık, çıktık, iflas eşiğindeyiz” denilir, ancak son 15 yıldır ülke ekonomisinde Dünya da Kriz’e rağmen denizde ki kayıkta sallantı bile hissedilmediğini de kendileri söylemektedirler.
2009 krizi başta olmak üzere Dünya da yaşanan ekonomik dalgalanma da ülke ekonomisi ve borsa başta olmak üzere, bankalarda ki işlem hacmi, altın rezervi, döviz girdisi gibi konularda bir çökme, bir bitme, tükenme durumu söz konusu değildir.
Ev alan bir ev daha almak için çabası, arabası olanın ikinci arabaya yönelmesi, beyaz eşya da ikinci, üçüncü hatta tuvalette de televizyon izlenildiği bolluğu ve bereketine kadar bir sürüm söz konusu. Geçtiğimiz günlerde beğenirsiniz beğenmezsiniz, seversiniz sevmezsiniz BBP Antalya eski il başkanı ve yıllardır siyasetin içinde bulunmuş ve zaman zaman ağır eleştirilerde de bulunmuş olan Rasim Küçük yapılan hizmet ve yatırımların hoyratça eleştirilmesine tahammül edemeyerek, “Yeter doğruları ve memleket için yapılanları kabul edin artık” tarzında bir paylaşım da bulunmuştu. İşte Rasim Küçük’ün içinden geçeni diline düşürdüğü bu durumu tüm gerçekleri görüp de içinde tutan ve hırsından çatlayanlar günün birinde bu hasım düşünceler nedeniyle gerçekten çatlayıp ve ölüp gidecek.
Eski Başbakan rahmetli Adnan Menderes’in ülke için yapılan hizmet ve yatırımların hiç birinin görülmemesi, yapılan iyi hizmetlerin ve memlekete getirilen modern, çağdaş çalışmaların muhalefet tarafından tek bir tanesinin bile zikredilmediğini yaptığı konuşmalar ve beyanatlarda dinlerken, bu düşüncenin bugünlerde hortlatılmasının altında artık başka niyetler olduğunu düşünülmektedir.
Dört bir tarafında ki ülkeler ile çok stratejik ve dikkatli bir siyaset izlemek zorunda olan Türkiye Avrupa ülkelerine göre hem yönetim de hem de ülke politikası, ekonomisi, duruşu ve attığı adımlar çok çok daha zor konumdur. İsviçre de kim olmak istemez ? Sınırlarına bir bakın ! İngiltere sınırlarında kimse yok. Büyük Biritanya ülke söylemi. Öte yandan, Avusturya, Hollanda ve diğerleri. Savaşacak, tank top tüfek ile sınıra yığılacak ne terörist grubu var, ne ülkeyi tehlikeye sokacak düşman ülke.
Türkiye Avrupa’nın savunma yapmadığı yüzlerce durum da savunma halinde, tetikte… Ekonomi de, askeriyede, tarım da, turizm de, eğitim de, sağlıkta… Aklınıza ne gelirse gelsin Türkiye hep bir savunma ve güçlü konumda olma savaşı vermektedir.
İşte bugün güçlenen, ayağa kalkan bir Türkiye’nin kış uykusuna yatmış İn’in de yaz mevsiminin gelmesini bekleyen canlılar misali uyanan Avrupa’nın tam karşısında, uykusunu almış, güneşi erkenden kucaklamış, yapacağı tüm işleri erkenden yoluna koymuş bir duruşa sahip olması işte yeni uyananları korkutan durum olmuştur.
Türkiye tarihi bir süreç ve yükselme dönemini, büyüme ve güçlenme dönemi yakalamışken ne hikmettir ki Deve Kuşu anlayışında ki 100 yıldır kafayı kuma gömenler hala daha başlarını kumdan çıkartmak istememektedir.
1970-1980 ve 2001’leri yaşamış bir muhalefet milletvekili, hissedar, sermayedar, meclis üyesi, işadamı, iş yeri sahipleri elini vicdanına koyup dünle bugünü karşılaştırıp önce Allahtan, sonra da hizmet adamlarına ve ustalarından duacı olsun…