Tam 25 yıla yakındır bu mesleğin içerisinde biri olarak onca yıldır yaşadığım ve gördüklerim bugün eline kalemi alıp köşe yazarlığı yapanlar ve fotoğraf makinesiyle kendini basın mensubu kasveti altına sokanların maalesef önüne geçemedim. Yani bugün ya da yakın zamanda mesleğe başlamış bir çok meslektaşım kadar bilgiye sahip olamadığımı gördüm.
Geçmişte ustalarımızın ve mesleğimizde yaşı bizlerden daha ileride olan ağabeyleri tenzi ederek hatırlatmalarda bulunmak istediğim konular arasında habercilik ve yorumculuk konuları üzerine birkaç söz söylemek istiyorum.
Bugün spor gazeteciliği ve haberciliğinde şu mantalite hakim
-Yalandan kim ölmüş, Salata Yağsız Haber de yalansız olmaz” mantığı almış başını gidiyor. Yalan yazsan, akıllarda soru işareti bırakmış olduğun haberi servis etsen hiç kimsenin bir şey dediği yok.
Maradona Antalyaspor Kulübüne Başkan olacak denilse, böyle bir haber yapılsa Maradona da gelmese? Sonuç ? Koca bir Hiç? Kimsenin tepki göstereceği ya da tavır koyacağı ya da ayıplayacağı bir durum yok. Artık habercilikte maalesef buna dönüştü. Yaz haberi, gelmediyse Maradona sil sabaha siteden. Ya da Gazete de çıksa bile böyle bir haber ertesi gün başka bir yalan ile geçiştirebiliniyor.
Geçmişte böyle bir haberi o yıllarda gazeteciliğe başlamış bizler yapmış olsaydık ya işsiz kalırdık ya da bu mesleğin kapısından içeri dahi sokulmazdık. Yaptığımız haberin doğruluğu, yazdığımız satırların dayanakları okurlarımız için önemliydi. Bugün kimi gazete ve yorumcu meslektaşlarımız duyumlar üzerinden, ihtimaller üzerinden yaptıkları haber ve yorumlar sadece kendi kalitelerinin ne olup ne olmadığını ortaya koyuyor. Asparagas ifadeler, uydurma sözcükler ve dil oyunları ile yazılmış yorumlar bunu yapan yazarı da, kalemini de maalesef gözden düşürdüğü gibi değeri de 5 paralık olmaktadır. Dayanaksız, gerçeği yansıtmayan, konuya iyice vakıf olmadan yapılan yorum ve haberler gereksiz sohbetlere meze olmaktadır. Duyumlara yönelik, işin kaynağından sahip olunmamış bilgi aktarımları yayın kuruluşlarını o markayı da, okunurluğunu da ayaklar altına alır. Tüm bu olumsuz ifadeler Eski yazarlar değil şimdi yazmaya çalışanların yaptığı gaf’lar ve eksik cümlelerle sıraladığı bilgilerdir.