Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, yaptıkları hizmetleri, devam eden projeleri ve kente değer katacak vizyon projelerle ilgili Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) üyelerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bizlerinde her defasında hatırlattığımız bu hizmetleri Başkan Türel tek tek, kalem kalem ATSO’da ki toplantı da salonda bulunanlara anlattı, gerçekleri birinci ağızdan bildirdi. Bu yılki turizm tanıtım çalışmalarından da övgüyle söz eden Türel, takipte ki senet ve alacaklardan, borçlardan, Antalya’ya gelen turist sayısından tutun da, şehrimizde satılan beyaz eşya, otomobil ve ev eşyalarına kadar tüm bu tüketim malzemelerini tek tek ortaya döktü. Toplantıyı izleyenler bu açıklamaları daha önce görsel yayın yapan kanallar başta olmak üzere, yaygın yazılı basın, bazı yerel gazetelerde dile getirenlerden çok farklı olduğuna birebir şahit oldu.
Yani yapılan açıklamaların çoğun da ‘Felaket Senaryoları Zinciri’ hakim. Bir çok STK sabır, hoşgörü, ülkenin menfaatlerini düşünüyor olma, fedakarlık duygularından uzak yaptıkları açıklamalar ülkemizin bugün içinden geçtiği sürece destek verir mahiyette olmamaktadır. Evet ülkemizin ekonomisinde ki tüm katmanlarında yaşanan bir dalgalanma hakim. Ancak Reis Olmak, Geminin Kaptanı olmak, herkesten daha çok bağırıp çağırmak olmamalı. Reis’ler, kaptanlar bu gibi durumlarda en vakur duruşu gösterecek olan şahsiyetlerdir. Denizin Durgunluğunda herkes Reis’lik yapar. Asıl Reis’lik ve Reis olmak Denizin kabardığı ve fırtınanın koptuğu zamanlarda tecrübeyi, sağ duyuyu, hoşgörüyü, sevgiyi ve cesareti ortaya koymaktır.
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in ATSO da ki toplantı da ele aldığı bir çok konu arasında en önemli satır arasında ki cümlesinin bu olduğunu düşünüyorum. 28 Şubat-15 Temmuz tarihlerinde ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunları milletimizin sağ duyusu ve duruşu bozmuştur. Bu günlerde yapılmak istenilen tüm Haksız Zenginleşme Hareketine vatandaş dur demiştir.
15 Temmuz Sonrası yaşanan onca hain girişim ve kalkışmalara rağmen 3.5 milyon turist ağırlandı. Bunun aynısı Avrupa da olmuş olsaydı 1 tane dolaşan turist göremezdiniz. OHAL sokakta, bakkalda, rutin yaşantımızın hiçbir alanına dokunmuyor. Devletin Bekası için uygulanan OHAL Fransa da 1 yıl devam etti. Onlar uygulayınca normal, ama biz uygulayınca feveranlık tavan yapıyor. Yine de her şeye rağmen sağ duyumuzu kaybetmeden bu hain odaklı işbirlikçi plancılar vatandaşın milli ve manevi duruşuna tosladıkça bu girişimlere artık kalkışamayacak, cesaret edemeyecektir. Bu yüzdendir ki böylesi art niyetli yapılan ‘Battık Çıktık, öldük, bittik’ tarzı açıklamalar ne ülkemize, ne de o STK lara fayda getirmeyeceği aşikardır. Cesaret, duruş, sağ duyu, sevgi, hoş görü ve dayanışma… Sade bunları sergilememiz bile her şeyin üstünden gelebilecek adımdır.