Danıştayın geçtiğimiz günlerde kuruluş yıl dönümünde büyük bir rezalete yol açan Barolar birliği Başkanını şiddetle kınadığımı belirtmek isterim. Barolar Birliği Başkanı Münevver Karabulut davasında büyük paralar alarak ülkeye inanılmaz zararlar veren bankaları batıran vergi kaçakçılığı ile ülke gündeminde yer alan tefeci, bankacı Garipoğlu ailesinin avukatlığını yapan avukattır.
Ülkemizin en önemli ceza avukatlarından biridir. Aynı zamanda eski CHP li Turhan Feyzioğlunun torunudur. Danıştay konuşmasında kendisine ayrılan 20 dakikalık süreyi aşarak 1 saat konuşan ve konuşmasında tamamen hükümete ve başbakana yönelik haksız eleştirilerde bulunan günün anlam ve öneminin dışında gereksiz konuşmalar yaparak vesayetin temsilcisi olduğunu bir kez daha kamuoyuna göstermiştir.
Ne yazık ki zatı muhterem belki de önümüzde ki günlerde Cumhurbaşkanlığına ve veya CHP Genel Başkanlığına adaylığı için yol açmaya çalışan kişidir. CHP zihniyetinin düşmüş olduğu bu içler acısı tabloyu ve vesayet özlemcilerini bir kez daha şiddet ve nefretle kınıyorum. Aynı bu zihniyete benzer zihniyet Antalya’yı 5 yıl yönetmiş ve 2 katrilyon (Yeni Para 2 Milyar TL) borçlandırmış ve 5 bin den fazla gereksiz ve kabarık bir personel bankamatik memur ve işçi kadrosu ile bırakıp gitmiştir.
CHP nin bu kirli siyasetçilerinin önümüzdeki günlerde mahkemelerde o vesayetçi avukatların bile kurtaramayacağı durumlarla karşılaşmaları hiç sürpriz olmayacaktır. Baronun başında Feyzioğlu, İstanbul Barosunun başında Kocasakal, Antalya Büyükşehir Belediyesini 5 yıl yöneten iki profesörün yaptıklarını gördükten sonra acaba hangi anne-baba çocuğuna “Evladım oku da profesör ol diyebilecektir?” Sözümüz meclisten dışarıdır.
Ülkemizde çok değerli profesörlerimiz, doçentlerimiz, kahraman öğretim görevlilerimizi bunlardan ayrı tutuyor ve hepsine sevgi ve saygılarımı iletiyorum . Klasik CHP zihniyetidir bunlar. Bir zamanlar da Çetin Özek vardı o da ceza Avukatı o da profesördür. Cumhuriyet gazetesinde günlük köşe yazısı yazan devrimci ve demokrat olarak bilinen bu zatta o dönemde ülkenin en önemli ceza davalarında avukatlık yapmış ve çok paralar kazanmışlardır. Hukuk bilen herkesin çok iyi değerlendireceği üzere ceza avukatları ülkemizde en çok para kazanan avukatlar grubu içerisinde yer alır. Hani derler ya ipten adam alır işte o cinsler.
Bunların bir çoğu Prof, Dç vs gibi statü sahibi kişilerdir. Cübbelerinin ve bulundukları sosyal mevkileri sayesinde hep büyük davalara girerler inanılmaz kazançlar elde ederler. İşte bu barolar birliği başkanı olan Prof.zat Garipoğlu davasından yani savunduğu ülkemizin en büyük kazanç sahibi Garipoğlu sülalesinden ne kadar para kazandığı da merak konusudur. Kaç para fatura kesmiştir? Devlete kaç lira vergi vermiştir? Garipoğlu sülalesinden kaç kişi yurt dışına gitmesine fırsat yaratmıştır? Baro başkanının Garipoğlu ailesi ile ilişkisinin boyutu nedir? Nasıl bir ilişkisi vardır? Feyzioğlu hoca önce bunları açıklaması gerekiyor sonra da ülke meseleleri hakkında ahkam kesmeye çalışsın
Edep adap konusunda eksikliği olduğunu gördüğümüz Feyzioğlunu şiddet ve nefretle kınıyorum. Bu ülke insanı Suskunluğu edebindendir. Bey’e beyefendi olur, gerektiğinde de tepkisini adabıyla gösterir…