Uluslar arası Antalya Film Festivali sona erdi. Günahıyla, sevabıyla, buruk ve hüzünleriyle, sevinçleriyle, coşkularıyla bir festivali daha geride bıraktı Antalya. Şehrimizin gurur kaynağı festival Dünyada ki 45 Film Festivali arasında yerini aldı ve adres gösterilmeye başlandı. Elif Dağdeviren’in onlarca yaptığı böylesine büyük ve dev organizasyonlardan sadece birisi olan Uluslar arası Antalya Film Festivali’ne inanıyorum ki en çok önem vererek tüm çalışmaların da tecrübelerini yansıttığı bir iş oldu. Dağdeviren bu organizasyonu bir iş duygusundan çıkartıp şehirle bütünleşen anlayışla dört elle sarılışının bizzat şahidiyim. Aylar öncesinde başlanılan ilk hazırlık toplantılarının ilk buluşmalarına şahit olmuş birisi olarak Antalya ile entegre olan Dağdeviren Uluslar arası Film Festivalini Dünyada ki örnek festivaller arasında yer alabilmesi adına gösterdiği çaba ve gayreti yaptığı son basın toplantısında bir kez daha görmüş olduk.
Sosyal Medyada festivalin tanıtımı, beğenirliği konusunda yabancı sanatçıların
-- ‘Beğendim, Güzel, Gidebilirsiniz. Katılın’
Gibi, cümlelerin kullanılıp bu sözlerin yanına küçük bir ‘Çeltik’ işaretinin konulmasının bile ne kadar önemli olduğunun altı çizildi.
Evet bu yapılan son festivalimize davet ettiğimiz Dünya Sinemalarının en önemli sanatçılarının Festivalimizin tanıtım elçileri olması yurt dışında ki güçlü propagandamızın en önemli detaylarını oluşturmaktadır.
Davet edilenler başta olmak üzere, ödüllerin bile takdiminde alınan kıstas ince elenip sık dokunarak karar verilmiş detaylardır.
Elif Dağdeviren’in Uluslar arası Antalya Film Festivali’ni sahiplenen, bu çalışmayı bir iş olgusundan çıkartıp Antalya’nın sanatta ki ve sinemada ki marka değerini bir kat daha yücelten çalışma yanında bir film yapımcısı olarak Antalya da çekeceği film ve yapacağı tanıtımların hem ülkemizde hem de Dünya da ne kadar büyük ses getireceğine inancım yüksek. Daha şimdiden içinde Antalya geçen, karşıda ki bey dağları, aşağıda ki Serik Ovası, şehrimizin merkezinde ki en güzel detayları beyaz perde de görmek hepimizi mutlu edecektir. Elif Dağdeviren’in festivalin koordinatörlüğü konusunda ki kusursuzluğu, ciddiyeti, çabası ve hassasiyeti sinema festivalimizin önceki dönem kirlenmiş tüm detaylarını temizlenmesinde yoğun bir çaba harcadığına bir kez daha şahit olduk.
Ödül alanın aldığı ödüle layık bir yürüyüş, konuşma, duruş ve verdiği mesaj ödül gecesinin de ağırlığını ve muhteşemliğini ortaya koymuştur. İşte doğru olan da budur. Burası ne sendikanın bir kürsüsü, ne de bir partinin arka bahçesidir. Önceki yıllarda Film Festivali birilerinin arka bahçesi haline getirilmeye çalışılmış yol geçen hanına dönmüş görüntüsüne artık son verildiğinin fotoğrafını da görmüş olmaktan Antalyalılarda mutluluk duyduğuna inanıyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in de özellikle hassasiyetle üzerinde durduğu konu buydu. Şükürler olsun bu son festival organizasyonunda kimsenin ne eli hava da ne de serbest kürsü ayağına olur olmaz konuşmalar yaptığı ‘Dumur’ durumlara dönüşmemiştir. İşte bu festival koordinatörlüğünün ortaya koyduğu kararlılık, Büyükşehir Belediyesinin de doğru rotanın belirleyicisi olması dolayısıyla Festivalin adının da ağırlığını hissettirdiğine inanıyorum sinema dünyasına. Sanırım gelecek yıllarda bu ağırlık ve hassasiyet daha da iyi ve güzel bir şekilde kendini gösterecektir. Ne güzel ne güzel…