Çok değil bundan 15-20 yıl önce bir televizyon programında Türkiye'nin tanıtımına yönelik yabancılarla kendi ülkelerinde çekimler yapılıyor. Ora ları tanıtan çekimler ve yayınlar. Merakla izliyoruz. Hatta izlerken şunu söylüyoruz,
-Bak bak bak bizim okul kitabında ki o yer...
Heyecanla izlemeye devam ediyoruz. Sorular soruluyor o ülke vatandaşının yaşadığı topraklarda
-Türkiye'yi yakından tanıyor musunuz? Nerde olduğunu biliyor musunuz? En ünlü şehri hangisidir?
Spiker sorusunu üst üste soruyor o ülke vatandaşına ve aldığı cevaplar aynen şöyle,
-hmmm tam olarak bilmiyorum. Ama güneşli bir ülke.
Bir başka verilen cevap da
-İstanbulu çok duydum ama Asya da bir yerde olması lazım Türkiye'nin...
Her bir soru her geçen dakika içimizi acıtan bir tablo çizmeye başlayınca kanalı değiştirmiştim. O yıllarda bizlere okul sıralarında öğretilenler eve kitaplarımızda yer alan konular ve fotoğraflar hala beynimize kazıdığımız karelerdir. Avrupanın bilmem hangi ülkesine hangi şehrine bırakırsanız bırakın elimizle koymuş gibi bulur hatta tarihini satır satır anlatırız o silüetlerin ünlü eyaletlerinde neler olup olmadığını, yaşantılarını bile anlatırız.
Bugün son 15 yıl özellikle ülkemize tatile gelen o bizi tanımakta zorlanan, Türkiye'nin nerde olduğunu bilmediklerini söyleyenler en küçük köyümüzün adını söyler oldu.
Türkiye'nin dışa açılımı ve dış politikada yürütülen çalışma bu olsa gerek. Ee elbette ki elimizde ki manevi kültürel zenginliği de iyi kullanmak gerekiyor. Bu yerlerin nerede olduğunu ve muhteşemliğini anlatabilmek de iyi bir tanıtım organizasyonundan ve çeşitli yollardan geçmektedir. Herşeyden önemlisi düşünülen tanıtım mekanızması ülkenin tanıtımı olacaktır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son 12 yıldır Türkiye'nin dünya haritasında nerde olduğunu Avrupalının ve Dünya ülkelerinde yaşayan vatandaşların kafasına vura vura anlatmıştır. En son vuruşunu da Fatih Terim Stadının açılışında yapmıştır.
Bugün Dünya Liderleri yaptıkları doğal davranış ve vatandaşın içerisinde bulunduğu kareler dünya da iz bırakan kareler olmuştur. O ülkeye gitmemiş olanlar Devlet adamlarının ve liderlerinin yaptığı o muhteşem doğal davranışlar sayesinde merak edip seyahat programlarını değiştirmiştir.
Mesela Rus Devlet adamı Borris Yeltsin'in sahneye çıkıp disco yapması, Putin'in karate kıyafetleriyle spor yaptığı görüntüler, Fransız eski Başkanının ıslık çalışı, ABD Başkanı Barak Obamanın eşiyle dans edişi ve bir basketbol maçında eşine buse kondurması...
Ülkeleri bu devlet adamların vatandaşın içinde yaptığı davranşlarla daha çok hatırlıyoruz.
Dünya da Türkiye işte futbolcu bir Başbakanımız ile tanındı ve tanıtımı devam ediyor. BAşbakan Erdoğan'ın yaptığı da budur. Futbolculuğunu, attığı golleri ve verdiği pasların hala daha iş yapabilirliğini göstermenin yanında Başbakanın yaptığı bir ülke tanıtımıdır. Türkiye işte Dünya'nın tam burasındadır. Avrupa'nın gözüne soka soka Dünya'nın gözüne soka soka haritadaki yerimiz bir kez daha her millet insanına bu tanıtım maçıyla bir kez daha hatırlatılmıştır. Ne güzel ne güzel