Gündem yoğun olunca haliyle bazı konuları kamuoyu ve okurlarımızla paylaşmamız gecikmeye uğruyor. Büyükşehir Belediye eski başkanı şimdi CHP de ‘İndir Kaldır’ mevzularıyla bunalım yaşayan mebus Mustafa Akaydın mebus olmasının kendisine bir fayda sağlamadığı düşüncesiyle duygu ve düşüncelerini dile getirmişti. Bugün sosyal medya başta olmak üzere bir iki gün önceki yayınlar da bu ifadeyi görebilir, okuyabilirsiniz.
Demek ki Mustafa Akaydın başta olmak üzere Çetin Osman Budak, Nefi Kara, Deniz Baykal, Devrim Kök “İndir Kaldırcı mı” olmuş oluyor meclisde ?
Çetin Osman Budak’a sorsanız soru önergeleriyle nerdeyse memleketi kurtaracak, turizmi canlandıracak, sınır ötesi savaş mevzularında ‘Mandela’ sorumluluğunda bir koşturma içinde. Yani çok çalışıyor, gece gündüz Antalya dan başka bir şey düşünmeyen bir mebus olarak kendini anlatıyor her fırsatta. Şimdi Mustafa Akaydın kendi adına yaptığı konuşmanın bir adımı, bir nefesi de partisinde ki milletvekillerinin de ne yapıp ne yapmadığını ve ne işe yarayıp yaramadığının da resmini çizmiş olmuyor mu ? Yani Çetin Osman Budak şimdi İndir Kaldırcı mı ? Deniz Baykal da mı İndir Kaldırcı ? Nefi Kara, Devrim Kök bunlarda o zaman indir kaldırcı. Yani bir işe yaramıyorlar mı ? Yani memleket için bir şey yapmıyorlar mı ?
CHP li seçmenler meclise gönderdikleri zihniyetin ne halde olduğunu iyi görsün. Yani memlekete gram faydası olmayan ve olmamış ve olmayacak bir zihniyet ve anlayış kendini o kutsal çatı altında yaptığı işin ‘İndir Kaldırcı’ olarak adletmekte. Yazık ki yazık. İşte bu indir kaldırcı zihniyetin Antalya’ya bir çeşme, bir şadırvan, yol yapmışlığı yoktur. Bildikleri tek şey muhalefet yapmak durduk yerde akıllarına ne gelirse şehrin önemli arterlerinde heykel yapmak.
CHP’li Belediye Başkanlığı yapmış olan memleket insanı Bekir Kumbul dönemine bakarsak o da heykel yapmış ama bu şehrin manevi değerine yakışır bir eser bırakmıştır. Antalya’yı Türk Yurdu Yapan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in heykelini Antalya’ya kazandırmış ve Antalyalılar bu manevi değeri sahiplenmiştir.
Amaçları sadece siyaset yapmak ve ayrıştırmak olan ‘İndir Kaldırcı’ anlayış yaptırdığı heykel ve mozeleler ile maalesef Antalyalıların tümünün kucakladığı çalışma yapılmamıştır. Hasan Subaşı dönemine bakarsak onun heykeli ve eserinin de ‘Alt yapıda’ olduğu ifade edilmektedir.
Yani bu memlekete hizmet edenler bellidir. Kendilerini hiçbir zaman indir kaldırcı olarak adletmemişlerdir. Görev yaptıkları dönemlerde meclisi yöneten bu şahsiyetler karşılarında ki meclis üyelerine hiçbir zaman “İndir kaldırcı” meclis üyeleri diye bakmamışlardı. Mustafa Akaydın’ın belediye başkanı olduğu dönemde ki İndir Kaldırcı meclis üyeleri şimdi Adalet önünde yargılanıyorlar. Ağır yargıdalar. O İndir Kaldırcılardan birisi Mustafa Karamandır.
Mustafa Akaydın’a sormak lazım madem ki meclis de indir kaldırcılık dışında bir şey yapılmıyor o zaman diğer CHP li mebusların da Antalya için yapacakları pek bir şeyleri kalmamıştır. Madem ki indir kaldırcılıktan rahatsızlık duyuluyor o zaman İndir Kaldırcı zihniyet istifasını vermeli ayrılmalı mebusluktan. Adalete İndir Kaldırcılığının arkasına saklanmadığını gösterip kayıp milyonların hesabını vermeli. Hesap vermeden yüce mecliste görev yapmanın böylesine aşağılayıcı bir üslup ile Antalyalıların önüne çıkması kabul edilebilir bir durum değildir. Antalya ülkenin yönetim nezdinde böylesine küçük düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Akaydın sanıyor ki Antalya’ya yeniden hizmet ederim, hizmet vermeye aday olurum. Geç bunları geç. Geçti Bor’un pazarı, Sür Eşeği Niğdeye…